İçeriğe geç
AC

Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz Başvurusu: Dilekçe Hangi Mercie Verilir?

28 Mayıs 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında hüküm açıklandıktan sonra atılacak ilk adım, dosyanın hangi kanun yoluna açık olduğunu belirlemek ve başvuruyu doğru mercie yöneltmektir. İstinaf ile temyiz aynı işin iki adı değildir; inceleme kapsamları, sonuçları ve dilekçenin sunulacağı yer farklıdır. Bu rehber CMK ekseninde başvuru adımlarını, ispata yönelik itiraz başlıklarını ve yanlış mercie başvurunun doğurduğu somut riski ele alır.

Önce Ayrım: Hangi Karara Hangi Kanun Yolu Açık?

Bazı hükümler kesin niteliktedir ve kanun yoluna kapalıdır; bir kısmı yalnızca istinaf denetimine tabidir; bir kısmı ise istinaf aşamasından sonra temyiz edilebilir. Bu ayrım cezanın türü ve miktarı ile suçun niteliğine göre değişir. Gerekçeli kararın sonunda yer alan kanun yolu bildirimi yol gösterici olsa da, uygulamada hatalı yazılmış bildirimlere rastlanır; bu nedenle kanun metni üzerinden bağımsız bir kontrol yapılmalıdır.

Dilekçe Fiilen Nereye Sunulur?

En sık görülen hata, istinaf dilekçesinin doğrudan bölge adliye mahkemesine, temyiz dilekçesinin ise doğrudan Yargıtay'a gönderilmesidir. Kural olarak başvuru, kararı veren ilk derece mahkemesine verilir; dosyayı üst mercie gönderme işini o mahkeme yürütür. Tutuklu sanık bakımından ceza infaz kurumu kanalıyla iletilen dilekçe ve beyanlar da başvuru iradesini ortaya koyar.

Yanlış mercie verilen dilekçenin akıbeti

Yanlış yere sunulan bir dilekçenin her hâlde geçerli sayılacağı varsayımı güvenli değildir. Evrakın doğru mahkemeye ulaşması zaman alır; başvuru son güne bırakılmışsa süre yönünden reddedilme ihtimali doğar. Bu yüzden dilekçe ilk günlerde verilmeli, havale kaydı ve UYAP görüntüsü dosyada saklanmalıdır.

İspata Yönelik İtiraz Başlıkları Nasıl Kurulur?

İstinaf aşaması yalnızca hukuka aykırılıkların değil, maddi vakıanın da yeniden değerlendirildiği bir aşamadır. Bu nedenle itiraz metninde şu başlıklar ayrı ayrı kurulmalıdır:

  • Delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği ve değerlendirme yasağı iddiası
  • Dinlenmeyen tanık, alınmayan bilirkişi raporu gibi eksik soruşturma noktaları
  • Kabul ile gerekçe arasındaki çelişkiler
  • Nitelendirme hatası, teşebbüs, iştirak veya haksız tahrik yönünden değerlendirme eksikliği
  • Lehe hükümlerin ve cezada indirim sebeplerinin tartışılmamış olması

Her itiraz başlığının karşısına dosyadaki karşılığı yazılmalı; hangi klasörde, hangi tarihli belgede ya da duruşma tutanağının hangi sayfasında yer aldığı not edilmelidir.

Süre ve Tebligat Takibi

Süre, kararın yüze karşı açıklanması ile tebliği hâllerinde farklı işleyebilir. Bu nedenle hüküm tarihi, gerekçeli kararın tebliğ tarihi ve başvuru tarihi tek bir takip tablosunda tutulmalıdır. Gerekçeli karar beklenirken süre yönünden kısa bir başvuru yapılıp gerekçelerin sonradan tamamlanması, uygulamada tercih edilen bir güvenlik adımıdır.

Değerlendirme

Bu metin genel nitelikte bilgilendirme amacı taşır; her dosyanın kanun yolu haritası kendi hükmüne göre çıkarılır. Kanun yolu tercihi ve dilekçenin sunulacağı merci konusunda tereddüt varsa, süre işlemeye devam ettiğinden gecikmeden bir avukatın dosyayı incelemesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla