İçeriğe geç
AC

İstinaf ve Temyizde Süre Yönetimi: Başvuru Mercii ve Usul Hataları

2 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 90 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında ilk derece kararı kadar, o karara karşı yapılan başvurunun usulü de sonucu belirler. Süresi içinde ve doğru mercie yapılmayan bir başvuru, esasa ilişkin ne kadar güçlü olursa olsun incelenmez. Bu nedenle karar açıklandığı andan itibaren takvim yönetimi başlar.

İki Ayrı Süre, İki Ayrı Aşama

İstinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılır; hüküm sanığın yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden işler. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yolu açık ise başvuru süresi on beş gündür. Bu iki sürenin karıştırılması sık görülür ve genellikle temyiz aşamasında hak kaybına yol açar. Her hüküm için kanun yolunun açık olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir; kanun, belirli hükümleri istinaf incelemesiyle kesinleşen kararlar arasında saymıştır.

Başvuru Hangi Mahkemeye Yapılır

İstinaf ve temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeye verilir. Tutuklu sanık bakımından bulunduğu ceza infaz kurumu müdürlüğüne yapılan bildirim de süresinde yapılmış sayılır ve bu yol, uygulamada süreyi kurtaran önemli bir imkândır. Zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağa geçirilmesi de mümkündür; bu hâlde tutanağın hâkim tarafından onaylanması aranır.

Mercide Yanılma Hakkı Ortadan Kaldırır mı

Kanun yoluna başvuruda mercide yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmaz; süresinde yapılan başvuru dilekçesi yetkili mercie gönderilir. Ancak bu koruma yalnızca merci hatasına ilişkindir. Sürenin kaçırılmış olması, başvurunun kanun yolu kapalı bir karara yöneltilmesi ya da başvuru hakkı olmayan kişi tarafından yapılması bu kapsamda değerlendirilmez.

Gerekçeli Karar ve Sebep Bildirme

  • Gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce yapılan kısa başvuru geçerlidir; ancak gerekçe tebliğ edildikten sonra ek dilekçeyle sebeplerin somutlaştırılması gerekir.
  • Sebep gösterilmeden yapılan istinaf başvurusunda inceleme kapsamı bakımından farklı sonuçlar doğabileceğinden, gerekçeler ayrıntılı yazılmalıdır.
  • Usule ilişkin aykırılıklar ile esasa ilişkin itirazlar dilekçede ayrı başlıklar hâlinde sıralanmalıdır.
  • Duruşmalı inceleme talebi varsa açıkça ileri sürülmelidir.

Kararın Ekinde Takip Edilmesi Gerekenler

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve adli para cezasına ilişkin kararlar farklı kanun yolu rejimlerine tabidir. Bu nedenle karar özetindeki kanun yolu bildirimi okunmalı; bildirimin eksik veya hatalı olması hâlinde bunun başvuru hakkına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir. İnfaza ilişkin kararlar ise 5275 sayılı Kanun çerçevesinde farklı bir itiraz yolunu gündeme getirir.

Buradaki bilgiler genel çerçeveyi anlatmak amacıyla verilmiştir ve dosyanızdaki karar tarihlerinin yerine geçmez. Kanun yolu süreleri kısa ve kesin olduğundan, karar açıklandığı gün bir hukukçuyla görüşerek başvuru planını çıkarmanız en güvenli yaklaşımdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla