İçeriğe geç
AC

Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz Süresi: Usul Planı ve Süre Hesabı

3 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ceza yargılamasında kanun yoluna başvuru, hakkın esasından çok takvimle kaybedilir. Duruşmada açıklanan kısa karar ile daha sonra tebliğ edilen gerekçeli karar arasındaki farkı gözden kaçırmak, başvuru dilekçesini süresinde vermiş olmanıza rağmen gerekçenizi hiç anlatamamanıza yol açabilir. Bu rehber, süre hesabını ve usul hatalarını sanık ve müşteki tarafı açısından ayrı ayrı ele alıyor.

Sürenin Başladığı Anı Doğru Saptamak

5271 sayılı CMK'ya göre istinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılır; ilgili duruşmada hazır bulunmamışsa süre tebliğ tarihinden işlemeye başlar. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi ise on beş gündür. Buradaki kritik nokta şudur: başvuru süresi kısa karara bağlıyken, gerekçeleri sunma imkânı gerekçeli kararın tebliğine bağlıdır. Bu nedenle uygulamada önce süre tutum dilekçesi verilir, gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ayrıntılı başvuru sebepleri sunulur.

Süre Tutum Dilekçesinin Doğru Kullanımı

  1. Kararın açıklandığı tarihi ve duruşmada hazır olup olmadığınızı tutanaktan teyit edin.
  2. Süre tutum dilekçesini kararı veren mahkemeye verin; başvuru merci ile veriliş yeri farklıdır.
  3. Gerekçeli kararın tebliğini takip edin; UYAP üzerinden tebligat tarihini kayıt altına alın.
  4. Ayrıntılı gerekçe dilekçesini, tebliğden sonra ek süre içinde ve maddi vakıa–hukuki sebep ayrımıyla yazın.

Sık Görülen Usule Aykırılık Sebepleri

  • Cezaevinden yapılan başvurularda dilekçenin kuruma verildiği tarihin belgelenmemesi.
  • Katılan sıfatının usulüne uygun kazanılmamış olması nedeniyle başvuru hakkının tartışmalı kalması.
  • Kesin nitelikteki kararlara karşı kanun yoluna başvurulması ve doğru yolun atlanması.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında itiraz yolu ile istinafın karıştırılması.

Gerekçe Dilekçesini Kurgulamak

Başvuru sebepleri, dosyadaki her itirazın tekrarı değil; kararın dayandığı gerekçeyi hedef alan bir yapı olmalıdır. Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği, suç vasfının doğru belirlenip belirlenmediği, lehe hükümlerin ve 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz sonuçlarının değerlendirilip değerlendirilmediği ayrı başlıklar altında ele alınabilir. Her başlığın altında dosyadaki sayfa veya belge referansını göstermek, incelemeyi kolaylaştırır.

Kapanış

Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir; kararın türü, verildiği mahkeme ve suçun niteliği süreyi ve başvurulacak yolu değiştirebilir. Kanun yoluna başvurmadan önce dosyanızın tebligat kayıtlarıyla birlikte incelenmesi yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla