İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında İtiraz Yolları: Süre Planlaması ve Usul Hatası Riski

2 Nisan 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Soruşturmanın iddianame ile sona ermesi ve iddianamenin kabulüyle birlikte dosya kovuşturma aşamasına geçer. Bu aşamada verilen kararların bir kısmı hükümle birlikte, bir kısmı ise derhal denetlenebilir. CMK, TCK ve infaza ilişkin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun arasındaki geçişleri doğru okumak, itirazın hangi mercie ve hangi sürede yapılacağını belirler.

Hangi Karar İtiraza, Hangisi Kanun Yoluna Tabidir

Kovuşturma sırasında tutukluluğun devamı, adli kontrol, dosyanın birleştirilmesi ya da bilirkişi görevlendirilmesi gibi ara kararlar verilir. Bunların bir bölümü bağımsız olarak itiraza açıktır; bir bölümü ise ancak hükümle birlikte denetlenir. Ara karar niteliğindeki bir işleme kanun yolu başvurusu yapmak veya hükme karşı itiraz yoluna gitmek, başvurunun esasa girilmeden reddiyle sonuçlanır ve arada süre tükenir.

Süreyi Başlatan An: Tefhim mi, Tebliğ mi

Duruşmada hazır bulunan taraf bakımından süre, kararın duruşmada açıklandığı anda işlemeye başlar. Yokluğunda karar verilen taraf için ise tebliğ esas alınır. Sanığın duruşmada bulunduğu ancak müdafiin bulunmadığı oturumlar, sürenin hesabında en çok hata yapılan noktadır. Her celse sonunda tutanağa hangi kararın açıklandığı ve kimin hazır olduğu not edilmelidir.

Takvim İçin Pratik Bir Yöntem

  1. Her duruşma tutanağı alınır alınmaz ara kararlar ayrı bir listeye çıkarılır.
  2. İtiraza tabi olanlar için son gün, tefhim veya tebliğ tarihine göre işaretlenir.
  3. Son günden birkaç gün önceye ara kontrol tarihi konur.
  4. Delil toplanmasına ilişkin talepler, bir sonraki celse gününden önce yazılı olarak sunulur.

Usule Aykırı İşlemin Dosyaya Etkisi

  • Savunma hakkını kısıtlayan usul işlemleri, hükmün bozulmasına yol açabilecek nitelikte bir sakatlık oluşturur
  • Hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı kuralı, itirazın omurgasını kurar
  • Talebin tutanağa geçirilmemesi, sonraki aşamada o iddianın hiç ileri sürülmediği izlenimini doğurur
  • Bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmemesi, teknik tespiti tartışılmaz hale getirir

Hüküm Sonrası ve İnfaz Aşaması

Hüküm verildikten sonraki başvurular ile infaz aşamasındaki başvurular farklı mercilere gider. Cezanın yerine getirilmesine, koşullu salıverilme hesabına, denetimli serbestlik uygulamasına veya ceza infaz kurumu işlemlerine ilişkin şikayetler infaz hakimliğinin görev alanındadır. Dosyayı takip eden kişi bu ayrımı yapmadığında, başvuru görevsiz mercie yapılmış olur ve zaman kaybı yaşanır.

Her ceza dosyası kendi delil yapısı ve suç niteliğiyle değerlendirilir; burada anlatılanlar genel usul çerçevesini gösterir. Somut dosyada hangi karara, hangi mercie ve ne zaman başvurulacağı konusunda tutanaklar üzerinden yürütülecek bir inceleme yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla