Soruşturma aşamasında verilen kararlar çoğu zaman geçici görünür; oysa tutuklama, elkoyma veya adli kontrol gibi tedbirler kişinin özgürlüğü ve malvarlığı üzerinde hemen sonuç doğurur. Bu aşamada yapılan usul hatalarının çoğu, itirazın yanlış mercie yapılması veya yedi günlük itiraz süresinin kaçırılmasından kaynaklanır.
Hangi Karar, Hangi Merci
CMK sistematiğinde soruşturma evresinde hakim kararı gerektiren işlemler sulh ceza hakimliğince verilir. Bu kararlara yapılan itirazı, kararı veren hakimlik uygun görmezse dosya, itirazı incelemekle görevli diğer sulh ceza hakimliğine gönderilir. Kovuşturma evresinde ise itiraz mercii mahkemenin yapısına göre değişir. Dilekçenin başlığında merciin doğru gösterilmesi, kararın esasına ilişkin savunmanın zamanında incelenmesini sağlar.
Süre ve Başlangıç Anı
İtiraz süresi kural olarak kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gündür. Tutuklu kişi bakımından bu süre, kararın kendisine anlatıldığı an itibarıyla işlemeye başlar; ceza infaz kurumu aracılığıyla verilen dilekçenin kayda alındığı tarih esas alınır. 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz işlemlerine yönelik şikayetler ise ayrı bir usule tabidir ve tedbire itirazla karıştırılmamalıdır.
Delil Eksikliği Tedbir Aşamasında Nasıl Doğar
- Kuvvetli suç şüphesine dayanak gösterilen belgelerin dilekçede tek tek ele alınmaması.
- Kaçma veya delil karartma şüphesine karşı ikametgâh, iş ve aile bağlarını gösteren belgelerin sunulmaması.
- Elkonulan cihazın hangi tarihte, kimin huzurunda ve nasıl yedeklendiğine ilişkin tutanağın incelenmemesi.
- Adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yeterli olacağının somutlaştırılmaması.
Dosya İnceleme Kısıtı Karşısında Strateji
Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde dosya inceleme yetkisi kısıtlanabilir. Ancak bu kısıtlama, yakalanan kişinin ve tutuklamaya esas alınan belgelerin incelenmesini engellemeyecek biçimde uygulanır. İtiraz dilekçesi hazırlanırken, erişilebilen bu çekirdek belgeler üzerinden savunma kurulmalı; erişilemeyen kısımlar için ise kısıtlamanın kapsamı ayrıca tartışılmalıdır.
Savcı Emriyle Yapılan İşlemlerde Onay Denetimi
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma gibi işlemler, kanunda belirtilen süre içinde hakim onayına sunulmak zorundadır. Onay sürecinin usulüne uygun işletilip işletilmediği, itirazda bağımsız bir başlık olarak ele alınmalıdır. TCK kapsamındaki isnadın niteliğine ilişkin tartışma ise ayrıca ve tedbirin ölçülülüğü başlığıyla birlikte yürütülür.
Sonradan Açılabilecek Tazminat Yolu
Koruma tedbirlerinin hukuka aykırı uygulanması hâlinde CMK, kararın kesinleşmesinin ardından işleyen sürelere bağlı bir tazminat istemi imkânı tanır. Bu talep, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yöneltilir ve süresi baştan takvime işlenmelidir.
Burada aktarılanlar genel bilgi niteliğindedir; her dosyada isnat, delil durumu ve tedbirin gerekçesi farklıdır. Süreler çok kısa olduğundan karar öğrenildiği anda müdafi desteği alınması belirleyici olacaktır.