İçeriğe geç
AC

İnfaz Aşamasında Görevli Mahkeme: İnfaz Hâkimliği mi, Hüküm Mahkemesi mi?

3 Haziran 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 94 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Hüküm kesinleştikten sonra başlayan infaz aşaması, kendi içinde ayrı bir usul düzenine sahiptir ve buradaki başvuruların önemli bölümü yanlış mercie yapıldığı için sonuçsuz kalır. CMK, TCK ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ekseninde bu rehber, infaz aşamasındaki görev dağılımını ve delil eksikliğinin etkisini inceler.

Merci Ayrımının Temel Mantığı

İnfaz aşamasında merci, talebin niteliğine göre değişir. Cezanın hesaplanması, mahsup, içtima gibi hükmün infazına ilişkin tereddütlerde kural olarak hükmü veren mahkeme karar verir. Buna karşılık ceza infaz kurumunun idari işlem ve eylemlerine, disiplin cezalarına veya kurum içi uygulamalara yönelik şikâyetler infaz hâkimliğinin görev alanındadır. Koşullu salıverilmenin geri alınması gibi başlıklar ise kendi özel düzenine tabidir. Bu üç hattı birbirine karıştırmak, başvurunun görev yönünden reddedilmesine yol açar.

Yetkide Bağlantı Noktası

İnfaz hâkimliğine yapılan başvurularda yetkili merci, kural olarak ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliğidir. Hükümlünün nakledilmesi hâlinde başvurunun hangi kurumda bulunulan döneme ilişkin olduğu belirtilmelidir. Hüküm mahkemesine yapılan başvurularda ise bağlantı noktası değişmez; kararı veren mahkeme, hükümlü başka bir ilde bulunsa dahi kendi kararına ilişkin tereddüdü giderir.

Delil Eksikliğinin İnfaz Dosyalarındaki Ağırlığı

  • İnfaz hesabına itiraz edilirken müddetnamenin dilekçeye eklenmemesi
  • Mahsup talebinde önceki tutukluluk veya gözaltı sürelerine ilişkin kayıtların toplanmaması
  • Disiplin cezasına itirazda tutanak ve savunma metninin istenmemiş olması
  • Sağlık gerekçeli taleplerde kurum revir kayıtları ile rapor arasında bağlantı kurulmaması
  • Denetimli serbestlik başvurularında iyi hâl değerlendirmesine esas belgelerin gözden geçirilmemesi

Başvuru Öncesi Kontrol Sırası

  1. Güncel müddetname temin edilir ve tüm tarihler tek bir çizelgeye aktarılır.
  2. Hakkında birden çok kesinleşmiş hüküm varsa dosyalar birlikte listelenir.
  3. Talebin niteliği belirlenir ve buna göre merci seçilir.
  4. İtiraz süresi, kararın tebliğ tarihine göre takvime işlenir.
  5. Ret hâlinde itiraz mercii baştan tespit edilir.

Zamanlamanın Sonuca Etkisi

İnfaz aşamasındaki başvurularda süreler kısadır ve çoğu karar bakımından itiraz yolu sınırlı bir zaman diliminde açıktır. Ayrıca kimi talepler, ancak belirli bir infaz oranı tamamlandıktan sonra değerlendirilebildiğinden, erken yapılan başvuru esasa girilmeden reddedilebilir. Bu nedenle talep tarihinin, müddetnamedeki dönüm noktalarıyla uyumlu seçilmesi gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; her hükümlünün dosya geçmişi, hüküm sayısı ve infaz kurumu uygulamaları farklıdır. İnfaz hesabına ilişkin bir tereddütte müddetnameyi bir hukukçuyla birlikte incelemek, yanlış merci kaynaklı zaman kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla