İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında savunmanın önündeki ilk teknik soru esasa değil, mahkemenin dosyayı görmeye yetkili olup olmadığına ilişkindir. Görev ve yetki itirazlarının zamanında ileri sürülmemesi, sonradan telafisi güç sonuçlar doğurur.
Görev ile Yetki Aynı Şey Değildir
Görev, suçun ağırlığına ve türüne göre hangi mahkemenin bakacağını belirler ve kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Yetki ise suçun işlendiği yere bağlıdır ve CMK uyarınca belirli bir aşamaya kadar ileri sürülmezse itiraz imkânı kapanır. Bu ayrımın gözden kaçırılması, savunmanın elindeki en erken kozu harcamasına yol açar.
Yetki İtirazının Zamanı
Yetkisizlik iddiası, sanığın sorgusuna geçilmeden önce ileri sürülmelidir. İtiraz dilekçesinde yalnızca yetkisizlik iddia edilmez; hangi yerin yetkili olduğu ve bunun hangi olguya dayandığı da gösterilir. Suçun birden fazla yerde gerçekleştiği iddia edilen dosyalarda, fiilin tamamlandığı yerin tespiti ayrı bir tartışma başlığıdır.
İddianamenin Çizdiği Sınır
Mahkeme yalnızca iddianamede anlatılan fiilden yargılama yapar. Bu nedenle savunmanın delil stratejisi, iddianamedeki fiil anlatımının hangi unsurlarının ispatlanmaya çalışıldığı üzerine kurulmalıdır. TCK kapsamındaki suç tipinin unsurları tek tek çıkarılıp her unsura karşılık gelen delilin dosyada bulunup bulunmadığı işaretlendiğinde, iddia makamının zayıf halkası görünür hâle gelir.
Delil Eksikliğine Karşı Savunmanın Araçları
- Toplanmasını istediğiniz delilin ne olduğunu ve neyi ispatlayacağını yazılı olarak bildirmek
- Tanık listesini, her tanığın hangi vakıaya ilişkin dinleneceğini belirterek sunmak
- Bilirkişi raporundaki teknik kabullere karşı ayrıntılı ve gerekçeli itiraz yazmak
- Hukuka aykırı elde edildiği düşünülen delilin dosyadan çıkarılmasını ayrıca talep etmek
Delil talepleri duruşmada sözlü olarak dile getirilip tutanağa geçmediğinde, sonraki aşamalarda böyle bir talebin varlığı tartışmalı hâle gelir. Her talebin dilekçeye bağlanması bu riski ortadan kaldırır.
Hükümden Sonrasını Baştan Planlamak
Kanun yolu aşamasında ileri sürülecek iddiaların temeli, kovuşturma sırasında tutanağa geçirilen itirazlardır. Aynı şekilde 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz sonuçları, hükmün içeriğine göre şekillendiğinden, savunmanın talepleri yalnızca beraat üzerine değil, olası bir mahkûmiyetin niteliği üzerine de kurulmalıdır.
Bu açıklamalar genel usul çerçevesini anlatır. Suç tipi, dosyanın aşaması ve delil durumu stratejiyi tümüyle değiştirebileceğinden, savunmanın bir müdafi ile birlikte yürütülmesi önerilir.