İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma aşamasında savunmanın ilk işi, dosyanın doğru mahkemede görülüp görülmediğini denetlemektir. Görev, kamu düzenine ilişkindir; yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Ancak uygulamada asıl kayıp, görev itirazının geç fark edilmesinden değil, delil planının görev tartışmasıyla birlikte kurulmamasından doğar.
Görevin Belirlenmesinde Bakılan Ölçütler
CMK sistematiğinde görev, iddianameye konu fiilin hukuki nitelendirmesi ve kanunun o suç için öngördüğü ceza üzerinden belirlenir. Savunma açısından kritik nokta şudur: nitelendirme değişirse görev de değişebilir.
- Fiilin nitelikli hâl kapsamında görülüp görülmediği
- Zincirleme suç ya da içtima ilişkisinin kabul ediliş biçimi
- Birden fazla sanık veya bağlantılı dosyaların birleştirilmesi ihtimali
- Özel görevli mahkemelerin yetki alanına giren katalog suçların varlığı
- Yaş küçüklüğü gibi sanığa bağlı özel yargılama rejimleri
Duruşma Öncesi Delil Planı
Savunma delillerinin ilk oturumda toplu hâlde sunulması, dosyanın seyrini belirler. Aşağıdaki sıralama pratikte işlevseldir:
- İddianamedeki her bir maddi vakıa için karşı delilin ne olduğu tek satırla eşleştirilir.
- Tanık listesi, her tanığın hangi vakıayı doğrulayacağı belirtilerek verilir; gerekçesiz liste reddedilebilir.
- Dosyaya girmemiş kamera kaydı, HTS ya da banka kaydı varsa celbi ilk oturumda talep edilir; bu kayıtların saklama süresi sınırlıdır.
- Bilirkişi raporuna karşı beyan hakkı için gereken teknik görüş önceden hazırlanır.
- Hukuka aykırı elde edildiği düşünülen delil için ayrıca ve gerekçeli itiraz kayda geçirilir.
Tutuklama ve infaz boyutu
Tutuklu dosyalarda tahliye taleplerinin gerekçesi her incelemede güncellenmelidir. Hükümden sonraki aşamada ise 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz rejimi, savunmanın hüküm kurulurken dile getireceği hususları etkiler.
Süre Riskinin Ceza Yargılamasındaki Karşılığı
Ceza muhakemesinde süreler çoğunlukla kesin süredir ve kaçırıldığında talep esastan incelenmez. Kararın tefhim mi tebliğ mi edildiği, kanun yolu süresinin başlangıcını doğrudan belirler. Duruşmada bulunulmayan hâllerde sürenin tefhimle başladığı varsayımı, uygulamada en sık görülen kayıp nedenidir. Ara kararlara karşı itiraz sürelerinin de ayrı ayrı takip edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Suçun niteliği, sanık sayısı ve dosyanın aşaması stratejiyi tamamen değiştirebileceğinden, dosya içeriği üzerinden savunma desteği alınması gerekir.