Ceza yargılamasında kovuşturma aşaması, tek bir karar değil birbirini izleyen çok sayıda karar üretir. Bunların bir kısmı itiraza, bir kısmı istinafa tabidir; bir kısmı ise hiçbir kanun yoluna açık değildir. Yanlış yolu seçmek, esas itibarıyla haklı bir talebi usulden kaybettirir.
Karar Türü ile Kanun Yolunu Eşleştirmek
CMK, kanun yollarını kararın niteliğine göre ayırır. Duruşma sırasında verilen tutukluluğun devamı, adli kontrol, dosyaya belge kabulü veya tanık dinlenmesine ilişkin ara kararlar ile hükümle birlikte verilen sonuç kararlar aynı usule tabi değildir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile mahkûmiyet hükmünün denetimi de farklı mecralarda ilerler.
Sık Görülen Merci Hataları
- Hükmü veren mahkemenin bir üst derecesine değil, aynı mahkemeye yeniden aynı talebi sunmak.
- İstinaf incelemesine tabi bir hüküm için itiraz dilekçesi düzenlemek ve süreyi tüketmek.
- Cezanın infazına ilişkin şikâyeti, 5275 sayılı Kanun kapsamında yetkili infaz hâkimliği yerine yargılamayı yapan mahkemeye yöneltmek.
- Ceza infaz kurumu idaresinin disiplin işlemine karşı doğrudan idari yargıya başvurmak.
- Dilekçeyi süresi içinde ancak yetkisiz bir kaleme sunup havale tarihini kaydettirmemek.
İtiraz Dilekçesini Nasıl Kurmalı?
- Kararın tarihi, türü ve tebliğ ya da yüze karşı öğrenilme anı en başta yazılır.
- İtirazın konusu tek cümleyle somutlaştırılır; "kararın kaldırılması" gibi genel ifade yerine hangi kısmın kaldırılacağı belirtilir.
- Gerekçe, dosyadaki hangi belge veya beyana dayandığı sayfa ve tarih düzeyinde gösterilerek yazılır.
- Talep, esas ve terditli olarak sıralanır; kabul edilmemesi ihtimaline karşı ikinci talep hazır tutulur.
Delil Talepleri ve Süre Yönetimi
Kovuşturmada delil taleplerinin reddi, çoğu zaman esas hükümle birlikte denetlenir. Bu nedenle talep, reddedildiğinde tutanağa geçirilmeli ve hangi vakıayı ispata yöneldiği açıkça yazılmalıdır. Tutanağa geçmemiş bir talep, sonraki aşamada tartışılamaz hale gelir. Duruşmalar arasındaki süre, bilirkişi veya uzman görüşü hazırlığı için planlanmalı; rapor talebi son celseye bırakılmamalıdır.
Tutukluluk ve Adli Kontrolde Ayrı Takvim
Tutukluluk incelemeleri, esas yargılamadan bağımsız kendi periyodunda ilerler. Bu nedenle esasa ilişkin savunma takvimi ile koruma tedbirlerine ilişkin itiraz takvimi ayrı tutulmalı; her inceleme kararı sonrasında yeni bir değerlendirme yapılmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel usul çerçevesini tanıtır. Somut dosyada hangi kanun yolunun açık olduğu kararın metnindeki bildirime ve dosyanın aşamasına göre değiştiğinden, adım atmadan önce kararın birebir incelenmesi önerilir.