İddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma evresinde iki teknik konu, esasa ilişkin savunmadan daha belirleyici olabilir: dosyaya hangi mahkemenin bakacağı ve hükümden sonra kanun yoluna başvurmak için tanınan kısa süre. Bu rehber CMK, TCK ve 5275 ekseninde bu iki başlığı birlikte ele alıyor.
Asliye Ceza mı, Ağır Ceza mı?
Ceza yargısında görev, kural olarak suça öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür; bunun dışında kalan işler asliye ceza mahkemesine aittir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkeme her aşamada resen gözetir. Suç vasfının değiştiği dosyalarda mahkeme görevsizlik kararı verir; bu karar dosyanın yeniden başlaması anlamına gelmese de takvimi uzatır ve tanıkların yeniden dinlenmesi gündeme gelebilir.
Yer Yönünden Yetki ve Naklen İnceleme
- Yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir; teşebbüs hâlinde son icra hareketinin yapıldığı yer esas alınır.
- Yetkisizlik iddiasının, ilk delil ortaya konulmadan önce ileri sürülmesi gerekir; geç kalan itiraz dinlenmez.
- Birden çok yerde işlenen suçlarda dosyaların birleştirilmesi talebi, delil bütünlüğü gerekçesiyle desteklenmelidir.
- Tanıkların uzak illerde bulunması hâlinde talimatla dinleme yerine bilişim sistemi üzerinden dinleme istenmesi, süreci belirgin biçimde kısaltır.
Hükümden Sonraki Yedi Gün
Kanun yoluna başvuru süresi, hüküm yüze karşı açıklandığında açıklama tarihinden, yokluğunda verildiğinde tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa hüküm kesinleşir ve infaz aşaması başlar. Kısa kararda beklenenden farklı bir sonuç çıktığında, gerekçeli kararı beklemeden süre içinde başvuruda bulunulması; gerekçeler tebliğ edildikten sonra ek dilekçeyle nedenlerin açıklanması güvenli yoldur. Katılan sıfatının alınmamış olması, mağdurun kanun yoluna başvurusunu engelleyebileceğinden bu talep duruşma aşamasında mutlaka kayda geçirilmelidir.
Ara Kararlara İtiraz
Tutukluluğun devamı, adli kontrol veya bilirkişi taleplerinin reddi gibi ara kararlara karşı yedi gün içinde itiraz yolu açıktır. İtiraz dilekçesinde kararın hangi somut olguyu değerlendirmeden verildiğinin gösterilmesi, soyut gerekçelere itirazdan daha etkili sonuç verir.
Zamanaşımının İki Ayrı Yüzü
Dava zamanaşımı, yargılamanın belirli bir süre içinde tamamlanmamış olması hâlinde davanın düşmesine yol açar; ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş cezanın infaz edilebilirliğine ilişkindir. Soruşturma ve kovuşturma sırasında yapılan bazı işlemler dava zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar. Uzun süren dosyalarda bu tarihlerin ayrı bir tabloda tutulması, düşme talebinin zamanında ileri sürülmesini sağlar.
Buradaki bilgiler genel çerçeveyi anlatır; suç tipi, tarih ve dosyanın aşaması sonucu değiştirebilir. Duruşma ve kanun yolu takviminizi bir avukatla birlikte planlamanız yerinde olacaktır.