Soruşturma aşaması, kovuşturmadan farklı bir merci düzenine sahiptir. Bu aşamada dosyayı yürüten savcılıktır; koruma tedbirlerine ilişkin kararları ise hâkimlik verir. Talebin yanlış makama yöneltilmesi, kısa itiraz sürelerinin kaçırılmasına ve tedbirin sürmesine yol açar.
Soruşturmayı Yürüten Merci
Şikâyet ve ihbarlar cumhuriyet başsavcılığına yapılır; kolluğa iletilen bildirimler de savcılığa aktarılır. CMK uyarınca soruşturmanın yönetimi savcıya aittir ve deliller onun talimatıyla toplanır. Mağdur veya şüpheli tarafından yapılacak delil toplama talepleri de bu aşamada savcılığa sunulur; henüz dava açılmamışken doğrudan mahkemeye yapılan talepler sonuç doğurmaz.
Sulh Ceza Hâkimliğinin Rolü
Tutuklama, adli kontrol, arama, elkoyma ve iletişimin denetlenmesi gibi tedbirlere ilişkin kararlar soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinden istenir; bu kararlara karşı itiraz da hâkimlik düzeni içinde incelenir. Tedbirin kaldırılması talebinin ileride davanın açılacağı mahkemeye gönderilmesi, dosya o mahkemeye intikal etmediği için işleme alınmaz.
Görevli Mahkeme: Asliye Ceza mı, Ağır Ceza mı?
İddianame düzenlendiğinde görevli mahkeme, isnat edilen suçun türüne ve kanundaki cezasına göre belirlenir. Yağma, irtikâp ve nitelikli dolandırıcılık gibi kanunen ağır ceza mahkemesinin görevine bırakılan suçlar ile üst sınırı kanunda öngörülen eşiği aşan hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde; diğerleri kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Görev, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir; nitelendirmenin değişmesi dosyanın başka mahkemeye gönderilmesine yol açabilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz
- Karar şikâyetçiye tebliğ edilir; itiraz süresi tebliğden itibaren on beş gündür.
- İtiraz, kararı veren savcılığın yargı çevresindeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
- Dilekçede hangi delilin toplanmadığı somut olarak gösterilmelidir; genel ifadeler sonuç doğurmaz.
- Süre geçtikten sonra ancak yeni delil koşulunun varlığı hâlinde yeniden soruşturma gündeme gelebilir.
Yer Yönünden Yetki
Ceza yargılamasında yetki kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir; teşebbüs ve zincirleme suç gibi hâllerde kanunda ayrı ölçütler öngörülmüştür. İnternet üzerinden işlenen fiillerde yer belirlemesi tartışmalı olabildiğinden, şikâyet dilekçesinde olayın nerede gerçekleştiğine ilişkin verilerin gösterilmesi yararlıdır. İnfaz aşamasına ilişkin talepler ise 5275 sayılı Kanun çerçevesinde ayrı bir merci düzenine tabidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; isnadın niteliği ve dosyanın aşaması izlenecek yolu değiştirebileceğinden, özellikle tutukluluk ve elkoyma gibi tedbirlerin bulunduğu dosyalarda gecikmeden hukuki destek alınması gerekir.