Mali sıkıntı içine giren ancak faaliyetini sürdürebilir durumda olan borçlu için konkordato, alacaklılarla belirli bir plan çerçevesinde uzlaşma imkânı sunar. İcra ve İflas Kanunu ile HMK'nın usul hükümleri, bu sürecin hem borçlu hem alacaklı yönünden çerçevesini çizer.
Geçici Mühletin Sağladığı Koruma
Konkordato talebiyle birlikte mahkeme geçici mühlet kararı verebilir. Bu karar, borçluya karşı yürütülen takiplerin durmasını sağlayarak nefes alma imkânı yaratır. Ancak mühlet süresince borçlu, malvarlığı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamaz; komiser denetimi devreye girer. Borçlunun bu dengeyi bilmesi, sonradan doğabilecek sorumluluğu önler.
Konkordato Komiseri ile İlişki
Sürecin sağlıklı yürümesi, borçlunun komisere şeffaf davranmasına bağlıdır. Ticari defterlerin, alacak-borç listelerinin ve mal beyanının eksiksiz sunulması gerekir. Bilgi saklama veya gerçeğe aykırı beyan, mühletin kaldırılmasına ve daha ağır sonuçlara yol açabilir.
Projenin İkna Ediciliği
Konkordato bir erteleme değil, ödeme planı taahhüdüdür. Sunulan projenin gerçekçi nakit akışına dayanması, alacaklıların ve mahkemenin onayı için belirleyicidir. Aşırı iyimser öngörüler, planın reddiyle sonuçlanabilir.
Alacaklıların İtiraz İmkânı
Alacaklılar, alacaklarının sıra ve miktarına ilişkin itirazlarını süresi içinde ileri sürebilir. Borçlu açısından bu itirazlara hazırlıklı olmak, belgelerle desteklenmiş bir alacak tablosu tutmayı gerektirir.
Konkordato dosyaları işletmenin büyüklüğüne, borç yapısına ve alacaklı profiline göre önemli ölçüde farklılaşır. Süreci başlatmadan önce bir hukukçuyla mali tablonuzu birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.