İş kazası dosyalarında birbirinden bağımsız işleyen üç ayrı takvim vardır: kurumsal bildirim süreleri, iş sözleşmesine ilişkin haklı fesih için tanınan kısa süre ve tazminat taleplerinin bağlı olduğu zamanaşımı. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı düzenlemeler bu takvimlerin farklı halkalarını oluşturur. Süreleri tek bir tablo üzerinde görmemek, dosyanın en sık kaybedildiği noktadır.
Bildirim Yükümlülüğü Kimde?
İş kazasının kuruma bildirilmesi işverenin yükümlülüğüdür ve kanunda öngörülen kısa süre içinde yapılması gerekir. Bildirim yapılmaması ya da kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı yönünde kayıt düşülmesi hâlinde, çalışan veya hak sahipleri kendi başvurularını yapabilir. Kolluk kaydı, hastane ilk başvuru evrakı ve iş yeri kaza tutanağı bu aşamada birbirini destekleyen üç temel belgedir.
Bir Aylık Sürenin Kapsamı
İş sözleşmesinin haklı nedenle feshine ilişkin hak, fiilin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bir süreye tabidir ve bu süre geçtikten sonra kullanılamaz. Ancak bu sürenin dolmuş olması, kazadan doğan maddi ve manevi tazminat taleplerini sona erdirmez; bu talepler kendi zamanaşımı düzenine tabidir. İki süreyi birbirine karıştırmak, kullanılabilir bir hakkın kaybedildiği yanılgısını doğurur.
Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Basamağı
İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülür. İşçilik alacaklarına ilişkin taleplerde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna karşılık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bu dava şartının dışında tutulmuştur; bu ayrımın gözden kaçması gereksiz bir bekleme ya da usulden ret sonucu doğurur. Kurum işlemlerine yönelik uyuşmazlıklar ise ayrı bir hat izler.
Kusur ve Zarar Tespitinde Delil Listesi
- İş yeri risk değerlendirmesi ve iş güvenliği eğitim kayıtları
- Kişisel koruyucu donanım zimmet belgeleri
- Kaza anına ilişkin kamera görüntüleri ve tanık listesi
- Hastane evrakı, tedavi süreci ve maluliyet oranına ilişkin raporlar
- Ücret bordroları ve çalışma süresi kayıtları
İşverenin Ödeme Teklifi Karşısında
- Teklifin maddi ve manevi kalemleri ayrı ayrı karşılayıp karşılamadığı incelenir.
- Maluliyet oranı henüz kesinleşmediyse ödeme kabulünün erken olduğu değerlendirilir.
- İbra metninin gelecekteki sağlık giderlerini kapsayıp kapsamadığı kontrol edilir.
- Hak sahipleri varsa her biri bakımından ayrı değerlendirme yapılır.
- Anlaşma sağlansa dahi kurumun rücu talebinin ayrı yürüyeceği not edilir.
Maluliyet tablosu netleşmeden imzalanan geniş kapsamlı bir ibra, ilerleyen dönemde ortaya çıkan sağlık giderleri bakımından ciddi hak kaybı doğurabilir.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Kazanın oluş biçimi, iş yeri kayıtları ve sağlık raporları sonucu doğrudan etkileyeceğinden, süreler işlerken hukuki destek alınması yerinde olur.