İçeriğe geç
AC

Mobbing ve Fazla Mesai İddiasında Görevli Mahkeme: Arabuluculuk Tutanağı mı, Dava mı?

28 Mart 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Mobbing iddiası ile fazla mesai alacağı çoğu dosyada birlikte ileri sürülür; ancak ikisinin ispat mantığı ve gideceği merci birbirinden farklıdır. Bu rehber, iş uyuşmazlığında hangi talebin nereye gideceğini ve arabuluculuk masasında verilecek kararın sonrasını nasıl bağladığını ele alır.

Talepleri yargı koluna göre ayırmak

4857 sayılı Kanun kaynaklı fazla mesai, kıdem ve ihbar alacakları ile mobbinge dayalı tazminat talepleri iş mahkemesinde görülür. Buna karşılık 5510 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet tespiti ve prim uyuşmazlıklarında Kurumun taraf sıfatı doğar; 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne dayalı idari para cezalarına karşı ise ayrı bir başvuru yolu işler. Aynı olaydan doğsalar da bu talepler tek dilekçede toplanamaz; yanlış eşleştirme, dosyanın tefrikine ve zaman kaybına yol açar.

Arabuluculuk: dava şartı ve sonuçları

7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacağı ve işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır; bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir. Kritik nokta, arabuluculuk tutanağında hangi taleplerin yer aldığıdır. Tutanakta gösterilmeyen bir alacak kalemi için sonradan dava açıldığında dava şartı tartışması yeniden doğar. Anlaşma sağlanırsa tutanağın kapsamı, ibra sonucu doğuracak biçimde geniş yazılmışsa mobbing tazminatı dahil tüm talepleri kapsayabilir; bu nedenle metnin hangi kalemleri içerdiği kelime kelime denetlenmelidir.

Fazla mesainin ispatı

  • Giriş-çıkış kayıtları, kartlı geçiş ve parmak izi sistemleri
  • Vardiya çizelgeleri, servis saatleri, iş programı yazışmaları
  • Kurumsal e-posta ve mesajlaşma kayıtlarının saat bilgisi
  • Bordroda fazla mesai tahakkuku olup olmadığı, imzalı bordroların incelenmesi
  • Aynı dönemde çalışan tanıkların çalışma saatlerine hakimiyeti

Mobbing iddiasının ispat mantığı farklıdır

Mobbing tek bir olayla değil, sistematik ve süreklilik gösteren davranış örüntüsüyle ortaya konur. Bu nedenle iddia, tarih sırasına göre kurulmuş bir olay kronolojisiyle sunulmalıdır: görev yerinin sebepsiz değiştirilmesi, yetkilerin kademeli boşaltılması, aynı kişiye yönelen tekrarlayan tutanaklar, izin ve rapor taleplerinde farklı uygulama gibi başlıklar birlikte anlam kazanır. Sağlık kayıtları ve kuruma yapılan iç şikayetler, olayın işverence bilindiğini göstermesi bakımından değerlidir.

Masada anlaşmak mı, dava açmak mı?

Fazla mesai alacağı hesaplanabilir ve kayıtlarla desteklenebiliyorsa arabuluculukta gerçekçi bir tutar üzerinde anlaşmak, uzun yargılamaya kıyasla avantajlı olabilir. Ancak mobbing iddiası da varsa denklem değişir: bu talebin karşılığı çoğu kez müzakere aşamasında düşük kalır ve tutanak geniş ibra içeriyorsa dava yolu kapanır. Pratik ölçüt şudur: kayıtla ispatlanabilen alacak kalemi ağır basıyorsa uzlaşma, örüntüye dayalı ve tanıkla desteklenecek talep ağır basıyorsa yargılama daha uygun olur.

Buradaki değerlendirmeler geneldir. İş dosyalarında sonuç, çalışma düzenine ve kayıtların içeriğine göre değiştiğinden, arabuluculuk oturumundan önce dosyanızı bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla