İçeriğe geç
AC

İş Kazası Dosyasında Bir Aylık Süreler ve Bildirim Takvimi

2 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 61 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İş kazası sonrasında hem tıbbi hem hukuki süreç aynı anda işler; bu iki hattın takvimi karıştırıldığında hak kayıpları doğar. İş kazası dosyalarında bir aylık süre, hangi talep bakımından devreye girdiği bilinmediğinde en sık atlanan eşiktir. 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı kanunlar ekseninde hazırlanan bu rehber, bildirim ve süre yönetimine odaklanır.

Kazanın Bildirimi: İşveren ve Sigortalı Cephesi

İşveren, iş kazasını kolluğa derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin yapılmaması, hem idari yaptırım hem de Kurumun rücu talepleri bakımından sonuç doğurur. İşçi cephesinde ise kaza tutanağı, hastane kayıtları ve tanık beyanlarının ilk günlerde kayıt altına alınması, sonradan olayın iş kazası niteliğinin tartışılmasını önler. Olay yerine ilişkin fotoğraf ve iş güvenliği belgeleri de aynı dosyada toplanmalıdır.

Bir Aylık Süre Hangi Talepte Devreye Girer?

Kaza sonrasında iş sözleşmesi feshedilmişse, feshin geçersizliği ve işe iade talebi bakımından fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve kaçırıldığında talep esasa girilmeden sonuçsuz kalır. Buna karşılık maddi ve manevi tazminat talepleri bir aylık süreye değil, kendi zamanaşımı rejimine tabidir. İki takvimin birbirine karıştırılması, uygulamada en sık rastlanan usul hatasıdır.

Arabuluculuk Dava Şartının Kapsamı

7036 sayılı Kanun, işçi ve işveren arasındaki alacak ve işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı olarak öngörür. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davaları bu dava şartının dışında tutulmuştur. Tazminat talebi için zorunlu olmayan arabuluculuğa gidilmesi zaman kaybına, işe iade talebinde arabulucuya başvurulmaması ise davanın usulden reddine yol açar.

Kusur ve Maluliyet Raporlarının Sırası

  • Ceza soruşturmasındaki kusur bilirkişi raporu, hukuk dosyası için önemli bir dayanak oluşturur
  • Maluliyet oranı belirlenmeden hesaplanan tazminat miktarı eksik kalır
  • Geçici iş göremezlik ödemeleri ile tazminat hesabındaki denkleştirme ayrıca gösterilmelidir
  • İş güvenliği eğitim kayıtları ve kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri dosyaya istenmelidir
  • Kurumun rücu davası ihtimali baştan öngörülmelidir

Usule Aykırı İşlemden Kaçınmak

Dosyanın hangi mahkemede açılacağı, davalının işveren mi alt işveren mi olduğu ve talebin türü birlikte belirlenir. Alt işveren ilişkisi varsa sorumluluğun kime yöneltileceği başta netleştirilmeli, husumet yanlışlığı nedeniyle süre kaybedilmemelidir. Talep kalemlerinin belirsiz bırakılması da harç ve faiz hesabında sorun doğurur.

Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; kazanın oluş biçimi, iş ilişkisinin yapısı ve maluliyet durumu izlenecek yolu değiştirebilir. Süreler işlemeye başladığından, dosyanız için erken aşamada hukuki destek alınması önem taşır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla