İçeriğe geç
AC

İş Kazası Sonrası Fazla Mesai Alacağı: İş Mahkemesinde Görev, Yetki ve Süre Haritası

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İş kazası yaşayan çalışanın dosyasında çoğu zaman iki farklı talep bir arada bulunur: kazadan doğan maddi ve manevi tazminat ile ödenmemiş fazla mesai ücreti. Bu iki talebin usul rejimi aynı değildir; arabuluculuk zorunluluğu ve zamanaşımı bakımından ayrıştırılmadıklarında alacak kalemlerinden biri kolayca eriyebilir.

Arabuluculuk Hangi Talep İçin Zorunlu

7036 sayılı Kanun uyarınca işçilik alacaklarına ilişkin taleplerde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; fazla mesai ücreti de bu kapsamdadır. Buna karşılık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri bu zorunluluğun dışında tutulmuştur. Uygulamada en sık yapılan hata, iki talebin tek dilekçede birleştirilip fazla mesai kalemi için arabuluculuk tutanağının eklenmemesidir; bu durumda o kalem usulden reddedilir.

Görevli Mahkeme ve Yetki Seçenekleri

Her iki talep de iş mahkemesinin görev alanındadır. Yetki bakımından davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi yanında, işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir; birden fazla işveren varsa birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir. İş sözleşmesine konulan ve işçiyi belirli bir yer mahkemesine zorlayan kayıtlar işçi aleyhine sonuç doğurmaz. Sosyal Güvenlik Kurumu işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklarda ise 5510 sayılı Kanun ekseninde ayrı bir hat işler.

Fazla Mesai İspatının Kendine Özgü Kuralları

Fazla çalışmanın varlığı kural olarak işçi tarafından ispatlanır; ancak işyerinde yasal kayıt düzeni bulunuyorsa bu kayıtlar esas alınır. Puantaj, giriş çıkış kayıtları, üretim raporları, servis saatleri ve elektronik kapı kayıtları güçlü delillerdir. Tanık beyanına dayanan hesaplarda uygulamada hakkaniyet indirimi yapılabildiği için, yazılı kayıtla desteklenen bir hesap tablosu her zaman daha sağlam sonuç verir. İmzalı bordroda fazla mesai tahakkuku görünüyorsa, bunun aksini ancak yazılı belgeyle göstermek mümkün olur.

İki Farklı Süre Rejimi

  • Fazla mesai ücreti gibi ücret niteliğindeki alacaklar, iş kanunundaki ücret zamanaşımına tabidir ve her dönem için ayrı ayrı işlemeye başlar.
  • İş kazasından doğan tazminat talepleri, haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık zeminindeki daha uzun süre rejimine bağlıdır.
  • Fesihten sonra açılacak davalarda arabuluculuk başvurusu, zamanaşımının işleyişi bakımından önem taşır.
  • 6331 sayılı Kanun kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği belgeleri, kusur oranını etkilediğinden erken temin edilmelidir.

Kaza Dosyasını Alacak Dosyasıyla Birlikte Kurmak

İş kazası tutanağı, müfettiş raporu, SGK bildirimi ve hastane kayıtları yalnızca tazminat talebini değil çalışma düzenini de gösterir; kaza saatinin mesai bitiminden sonraya denk gelmesi, fazla mesai iddiasını doğrudan destekleyebilir. Bu nedenle iki dosya birbirinden bağımsız değil, aynı olgu havuzunu paylaşan iki ayrı talep gibi kurgulanmalıdır.

Bu içerik genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır; çalışma süreniz, fesih tarihiniz ve kaza kayıtları sonucu değiştirebilir. Dava yoluna gitmeden önce belgelerinizin bir hukukçu tarafından incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla