İş kazası sonrasında açılacak dosya çoğu zaman tek başlık altında toplanmaz: bir yanda 4857 sayılı Kanundan doğan kıdem ve ihbar gibi işçilik alacakları, diğer yanda kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile 5510 kapsamındaki kurum işlemleri bulunur. Bu ayrım yapılmadan kurulan takvim, hem süre hem usul bakımından hataya açıktır.
İki Talep Grubunun Farklı Kapıları Vardır
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işçilik alacakları için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlara ilişkin rücu davaları bu dava şartının dışında tutulmuştur. Bu iki grubun aynı dilekçede birleştirilmesi, arabuluculuk tutanağı olmayan kalemler yönünden usulden ret riski doğurur.
Kıdem Hesabında Sık Kaybedilen Kalemler
- Giydirilmiş ücretin hesaba katılmaması: yol, yemek, ikramiye ve düzenli sosyal yardımlar
- Kayıt dışı ödenen ücret farkının banka dökümü ve tanıkla ortaya konmaması
- Aralıklı çalışmalarda hizmet birleştirmesinin gösterilmemesi
- Fesih tarihinin ve fesih sebebinin belgeyle sabitlenmemesi
- İbraname ya da ödeme belgelerinin içeriğinin denetlenmemesi
Kaza Sonrası İlk Haftanın Delil Planı
- Kazanın kuruma bildirimi ve iş kazası tespitine ilişkin evrak temin edilir.
- Kolluk tutanağı, olay yeri fotoğrafları ve kamera kayıtları talep edilir.
- 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesi, eğitim ve kişisel koruyucu donanım kayıtları istenir.
- Hastane evrakı, sevk zinciri ve rapor süreleri dosyalanır.
- Sürekli iş göremezlik oranına ilişkin kurum işlemleri ayrıca takip edilir.
Kusur oranı, tazminat hesabının belkemiğidir. İşverenin önlem yükümlülüğüne ilişkin kayıtlar zamanla kaybolduğundan, bu belgelerin erken istenmesi ispat gücünü doğrudan artırır.
Arabuluculuk Masasında Anlaşmak Ne Zaman Doğru?
Alacak kalemleri hesaplanabilir ve belgelerle sabitse, arabuluculuk süreyi ciddi biçimde kısaltır. Ancak sürekli iş göremezlik oranı henüz kesinleşmemişken yapılan geniş kapsamlı bir anlaşma, ileride ortaya çıkacak zararı da kapsayacak biçimde yorumlanabilir. Bu nedenle anlaşma metninde hangi kalemlerin kapsandığı, tazminat taleplerinin saklı tutulup tutulmadığı açıkça yazılmalıdır. Belirsizlik varsa, alacak kalemleri için anlaşıp tazminat yönünden yargı yolunu açık tutmak daha korumalı bir tercih olabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Fesih türü, kusur durumu ve kurum işlemleri dosyadan dosyaya değiştiğinden, hesaplama ve başvuru öncesinde bir avukatla çalışmanız önerilir.