İçeriğe geç
AC

İşçilik Alacaklarında Kesin Yetki Kuralı ve Arabuluculuk Başvurusunun Doğru Adresi

9 Nisan 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İşçilik alacağı dosyalarında sonucu belirleyen ilk eşik, alacağın miktarı değil başvurunun nereye yapıldığıdır. İş uyuşmazlıklarında yetki kuralları katıdır ve sözleşmeye konulan farklı düzenlemeler bu katılığı esnetmez. Bu nedenle kıdem, ihbar, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarına ilişkin süreç kurulurken önce merci haritası çıkarılmalıdır.

Yetki Kesindir, Sözleşmeyle Değiştirilemez

İş mahkemelerinde yetki, davalı gerçek veya tüzel kişi işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesine bağlanmıştır ve bu kural kesindir. İş sözleşmesine konulan "uyuşmazlıklarda şu ilin mahkemeleri yetkilidir" biçimindeki kayıtlar bu bakımdan sonuç doğurmaz. Sözleşmedeki kayda güvenerek başka ilde başlatılan süreç, yetkisizlikle sonuçlanır ve dosya yeniden kurulmak zorunda kalır.

Arabuluculuk Bürosu Seçimi

İşçilik alacağı talepleri için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır ve başvuru, yetkili adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Birden çok işyerinde çalışılmışsa veya alt işveren ilişkisi varsa yetkili büronun tespiti güçleşir. Böyle hâllerde başvuru öncesinde şunlar netleştirilmelidir:

  • Asıl işveren ve alt işverenin sicilde kayıtlı adresleri
  • Fiilî çalışmanın sürdürüldüğü işyeri veya şantiye adresi
  • Sigorta bildirimlerinde görünen işyeri sicil bilgileri
  • Talebin yöneltileceği tüm işverenlerin unvanları

Alacak birden çok işverenden isteniyorsa, arabuluculuk başvurusunda hepsinin taraf gösterilmesi gerekir; eksik taraflı süreç, o kişi bakımından dava şartını karşılamaz.

Alacak Kalemlerini Tek Tek Yazın

Arabuluculuk başvurusunda yalnızca "işçilik alacakları" ifadesinin kullanılması sonradan tartışma yaratır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin alacağı ayrı kalemler olarak sayılmalıdır. Anlaşmazlıkla biten son tutanakta yer almayan bir kalem için doğrudan dava açıldığında, o kalem yönünden dava şartı eksikliği gündeme gelebilir.

Zamanaşımı ve Fesih Tarihi

Alacak kalemlerinin zamanaşımı süreleri aynı değildir; kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret niteliğindeki alacaklar farklı sürelere tabi olabilir ve başlangıç noktası çoğunlukla fesih tarihidir. Bu nedenle fesih tarihinin belgeyle sabitlenmesi, hesabın omurgasını oluşturur. İşten ayrılış bildirgesi, son ödeme dekontu ve varsa fesih bildirimi bu tespitte kullanılır.

Kuruma Karşı Talepler Ayrı Bir Hat

Hizmet tespiti veya prim bildirimlerinin düzeltilmesi gibi talepler, işverene karşı yürütülen alacak sürecinden farklı bir mantıkla ilerler ve sosyal güvenlik kurumuna karşı yöneltilen taleplerde kuruma başvuru aşaması ayrıca değerlendirilir. İki hattın tek dilekçede karıştırılması, dosyanın bir bölümünün usulden reddedilmesine yol açabilir.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Çalışma süresi, işveren yapısı ve fesih biçimi hem yetkiyi hem de hesabı değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde dosyanın hukukçu tarafından değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla