Kıdem, ihbar, fazla mesai ve yıllık izin gibi işçilik alacakları davalarında sonucu belirleyen çoğu kez ispattır. Bu rehber, işçinin hangi olguyu nasıl kanıtlayacağını ve işverenin belge yükümlülüğünü ele alır.
İspat Yükünün Dağılımı
Kural olarak iddia eden ispatla yükümlüdür; ancak iş hukukunda işçi lehine bazı dengeler vardır. Bordro, işe giriş bildirgesi ve ücret ödeme kayıtlarını tutma yükümlülüğü işverendedir. İşveren bu belgeleri sunamıyorsa, işçinin tutarlı beyanı ve tanıkları öne çıkar.
Fazla Mesainin Kanıtı
- Giriş-çıkış (PDKS) kayıtları ve turnike verileri
- İş yeri yazışmaları, görev çizelgeleri
- Aynı dönemde çalışan tanıkların beyanları
Fazla mesai iddiası imzalı bordroyla çelişiyorsa, işçinin bu bordroya ihtirazi kayıt koyup koymadığı değerlendirilir.
Kayıt Dışı Sürelerin Tespiti
Sigortasız veya eksik bildirilen çalışma, hizmet tespiti davasıyla ortaya konabilir. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki bu süreç, hem alacak hesabını hem de emeklilik haklarını doğrudan etkilediğinden ayrı bir titizlik ister.
İş Sağlığı ve Güvenliği Boyutu
6331 sayılı Kanun gereği işverenin aldığı önlemler, iş kazası kaynaklı tazminat taleplerinde kusur değerlendirmesinin merkezindedir. Eğitim, ekipman ve risk değerlendirmesi kayıtları bu yönüyle önem taşır.
Arabuluculuk ve Dava
4857 ve 7036 sayılı Kanunlar uyarınca, bireysel işçi-işveren alacaklarında dava öncesi arabuluculuk zorunludur. Anlaşmama tutanağıyla açılan davada faiz başlangıcı ve zamanaşımı türleri kalem kalem incelenmelidir.
Her çalışma ilişkisi belge ve tanık bakımından farklıdır; alacaklarınızı hesaplatmadan önce elinizdeki kayıtları bir iş hukuku uzmanıyla gözden geçirmeniz faydalı olur.