İş güvencesi kapsamındaki bir çalışan için işe iade davasının kaderi, çoğu zaman daha ilk günden, yani fesih bildirimini aldığı an belirlenmeye başlar. Buradaki sürelerin katılığı, haklı bir davayı bile usulden kaybettirebilir.
Feshi Öğrenmek ve Bir Aylık Başvuru
İş Kanunu, iş sözleşmesi feshedilen çalışanın, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre içinde harekete geçmesini öngörür. Bu sürenin başlangıcı, feshin çalışana ulaştığı andır; sözlü fesihlerde bu tarihin ispatı ayrı bir sorun haline gelir. Sürenin hak düşürücü niteliği, geç kalan başvurunun esası incelenmeden reddedilmesi sonucunu doğurur.
Arabuluculuk: Dava Şartı
İşe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; 7036 sayılı Kanun bunu bir dava şartı olarak düzenler. Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde dava açılmalıdır. Bu iki aşamalı takvim yanlış hesaplandığında, arabuluculuğu tamamlamış olmak bile dava hakkını korumaya yetmez.
İspat Yükü İşverende
- Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü kural olarak işverene aittir.
- İşveren, performans veya işletmesel gerekçe ileri sürüyorsa bunu somut belge ve tutarlı bir süreçle göstermek zorundadır.
- Feshin son çare olduğu ilkesi gereği, işverenin çalışanı başka birimde değerlendirme imkanını araştırıp araştırmadığı sorgulanır.
Kazanılırsa Ne Olur?
Mahkeme feshi geçersiz bulursa, işveren çalışanı yeniden işe başlatmak ya da bunun yerine tazminat ödemekle karşı karşıya kalır. Ayrıca boşta geçen süreye ilişkin ücret ve haklar gündeme gelir. Bu sonuçların doğması için, kararın ardından çalışanın da süresinde işe başlama iradesini bildirmesi gerekir; bu adım atlanırsa kazanılan dava pratik değerini yitirebilir.
Kapanış
İşe iade sürecinde başarı, güçlü argümanlar kadar takvimin doğru yönetilmesine bağlıdır. Fesih bildirimini aldığınız gün, arabuluculuk ve dava sürelerini bir hukukçuyla netleştirmeniz, telafisi olmayan süre kayıplarını önleyebilir.