İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında Bir Aylık Süre: Arabuluculuk, Görevli Mahkeme ve Fesih Bildirimi

19 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İş güvencesi kapsamındaki bir işçi için işe iade süreci, dosyanın esasından çok takvimle ilgilidir. 4857 sayılı İş Kanunu ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, birbirini izleyen iki kısa süre öngörür ve bunlardan birinin kaçırılması davayı esasa girilmeden bitirir. 5510 ve 6331 sayılı kanunlar ise fesih sebebinin değerlendirilmesinde tamamlayıcı rol oynar.

Birinci Süre: Arabulucuya Başvuru

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk, işe iade talebi bakımından dava şartıdır; bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir. Başvuru, arabuluculuk bürosuna elektronik ortamda da yapılabilir ve başvuru tarihi sistem kaydıyla sabitlenir.

İkinci Süre: Anlaşamama Hâlinde Dava

Taraflar anlaşamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir. Bu iki haftalık süre, bir aylık süreden bağımsız ve ondan da kısadır; tutanağın taraflara ulaşmasının beklenmesi çoğu zaman süre kaybına yol açar. Son tutanağın bir örneği, düzenlendiği gün arabulucudan istenmelidir.

Fesih Bildiriminin Tebliği: Sürenin Başlangıç Noktası

Her iki süre de fesih bildiriminin işçiye ulaştığı ana bağlıdır. Uygulamada bu an tartışmalı hâle gelebilir:

  1. İşçinin tebellüğden imtina ettiği ve tutanak tutulduğu hâller.
  2. Bildirimin noter kanalıyla gönderilip adreste bulunamama şerhiyle döndüğü hâller.
  3. Fesih iradesinin önce sözlü açıklanıp yazılı bildirimin günler sonra yapıldığı hâller.
  4. Raporlu veya izinli dönemde yapılan bildirimlerin işçiye fiilen ulaşmadığı hâller.
  5. İşyeri e-posta hesabına gönderilen ve işçinin erişiminin kapatıldığı bildirimler.

Bu hâllerde başlangıç tarihi olarak tebliğ mazbatasındaki tarih değil, bildirimin fiilen öğrenildiği tarih tartışılabilir. Ancak bu bir istisna savunmasıdır; süreyi baştan kısa hesaplamak her zaman daha güvenlidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Dava, iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Yetki bakımından işçiye seçim hakkı tanınmıştır: davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. İş sözleşmesine konulan ve işçiyi başka bir ilde dava açmaya zorlayan yetki kayıtları geçersiz sayılır. Merkezi başka ilde bulunan bir şirkette çalışan işçi, fiilen çalıştığı şubenin bulunduğu yerde dava açabilir.

Ne Hazırlanmalı?

Fesih bildirimi, savunma istem yazısı, işyeri kayıtları, bordrolar, SGK hizmet dökümü ve varsa performans değerlendirme belgeleri dosyanın omurgasını oluşturur. Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir; buna karşılık işçinin, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi hâlinde bu iddiayı desteklemesi beklenir.

Hatırlatma

Buradaki bilgiler genel çerçeveyi anlatır; çalışma süreniz, işyerindeki işçi sayısı ve fesih gerekçesi sonucu değiştirir. Fesih bildirimini aldığınız gün bir avukatla görüşmeniz, takvimi doğru kurmanın en pratik yoludur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla