İçeriğe geç
AC

SGK Uyuşmazlıklarında Yargı Yolu, Görevli Mahkeme ve Bir Aylık İtiraz Süresi

1 Haziran 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının en sinsi tarafı, hatanın çoğu zaman esasta değil yolda yapılmasıdır. Kuruma yapılması gereken itiraz doğrudan mahkemeye taşınır, iş mahkemesinin bakacağı bir talep idari yargıya götürülür ya da bir aylık itiraz süresi tebligatın fark edilmemesi yüzünden tüketilir. Bu rehber, SGK uyuşmazlıklarında merci ve süre haritasını çıkarmayı amaçlar.

Önce Kurum, Sonra Mahkeme: Zorunlu İtiraz Aşaması

5510 sayılı Kanun uygulamasında prim borcu, re’sen tahakkuk ve benzeri Kurum işlemlerine karşı önce Kuruma itiraz edilmesi beklenir. Bu aşama atlandığında dava, esası incelenmeden usulden reddedilebilir. İtiraz dilekçesinde işlem numarası, dönem ve itiraz edilen kalem tek tek belirtilmeli; itirazın Kurum kaydına giriş tarihi mutlaka belgelenmelidir.

Bir Aylık Süre Nereden İşlemeye Başlar?

Kurum işlemlerine itirazda öngörülen süre kural olarak bir aydır ve tebliğ tarihiyle başlar. İşverenlerde tebligat çoğu kez muhasebe birimine ya da elektronik tebligat adresine ulaşır; dosyayı takip eden kişiye ulaşana kadar günler eriyebilir. Şube adresi değişen, adres kaydını güncellemeyen veya tebligat yetkilisini ayrılan personel üzerinde bırakan işletmelerde süre çoğunlukla bu nedenle kaçırılır.

  • Elektronik tebligat kutusu için birden fazla sorumlu tanımlanmalıdır.
  • Tebliğ tarihi, itiraz son günü ve dava son günü aynı takvimde işaretlenmelidir.
  • Kuruma verilen dilekçenin kayıt tarihini gösteren belge saklanmalıdır.

Görevli Mahkeme ve Yargı Yolu Ayrımı

Sigortalılık, hizmet süresi, prim ve yaşlılık aylığı gibi uyuşmazlıklarda kural olarak iş mahkemeleri görevlidir; 7036 sayılı Kanun bu yargılamanın usulünü belirler. İdari para cezalarında ise itiraz mekanizması ayrı işler ve dayanağına göre farklı bir yol izlenebilir. 6331 kapsamındaki iş sağlığı ve güvenliği yaptırımları ile 4857 kapsamındaki işçilik alacaklarının aynı dosyada birleştirilmeye çalışılması, görev itirazlarına ve zaman kaybına yol açar.

Yer Yönünden Yetki ve Arabuluculuk Sorusu

Yer yönünden yetkide davalının bulunduğu yer ile işin görüldüğü yer mahkemesi öne çıkar. Kuruma karşı açılan davalarda ise ilgili birimin konumu belirleyici olur. Ayrıca işçi–işveren arasındaki alacak ve işe iade talepleri için öngörülen zorunlu arabuluculuk aşamasının, Kuruma yöneltilen taleplerle aynı kapsamda olup olmadığı baştan netleştirilmelidir; bu ayrım yapılmadan açılan davalarda dava şartı tartışması çıkar.

Dosyayı Güçlendiren Belgeler

Hizmet tespiti ve prim uyuşmazlıklarında beyan tek başına yeterli olmaz. İşyeri sicil kayıtları, bordrolar, giriş–çıkış bildirgeleri, banka ödeme kayıtları ve aynı dönemde çalışan komşu işyeri tanıkları birlikte değerlendirildiğinde dosya bütünlük kazanır. Belgelerin dönemsel olarak dizilmesi, bilirkişi incelemesinde eksik kalan ayların erken görülmesini sağlar.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Sigortalılık türü, işyeri niteliği ve tebliğ biçimi sonucu değiştirebileceğinden, elinize bir Kurum yazısı ulaştığında süreyi beklemeden dosyanızı hukuken değerlendirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla