İçeriğe geç
AC

İşe İade Davasında İspat Yükü ve Görevli İş Mahkemesi Analizi

21 Mayıs 2026 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İşe iade davası, iş hukukunda ispat yükünün klasik dağılımdan ayrıldığı alanlardan biridir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ortaya koyma yükü işverendedir; işçi ise feshin başka bir nedene dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Bu denge, dosyanın hangi mahkemede ve hangi ön aşamalardan geçerek görüleceğiyle birlikte okunduğunda anlam kazanır. Aşağıda 4857, 7036, 5510 ve 6331 sayılı kanunlar ekseninde ispat ve görev analizi yapılıyor.

Dava Şartı Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme

İşe iade talebi, kural olarak arabuluculuk aşamasından geçmeden mahkemeye taşınamaz. Uyuşmazlık 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemesinin görev alanındadır; yetki bakımından ise işverenin yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesi öne çıkar. Birden fazla işyeri bulunan yapılarda, işçinin fiilen çalıştığı yerin belgelerle gösterilmesi yetki tartışmasını baştan kapatır.

İşverenin İspat Etmesi Gerekenler

  • Fesih sebebinin gerçekten mevcut olduğu ve feshe dayanak yapılabilecek ağırlıkta bulunduğu
  • İşletmesel karara dayanılıyorsa kararın tutarlı biçimde uygulandığı
  • Feshin son çare olduğu ilkesinin gözetildiği; başka birimde değerlendirme imkânının araştırıldığı
  • Savunma alınması gereken hâllerde bu usulün işletildiği

İşçinin Delil Cephesi

İşçi tarafında en güçlü delil, çoğu zaman işverenin kendi kayıtlarıdır: bordrolar, giriş–çıkış kayıtları, görev değişikliği yazışmaları, performans değerlendirme formları ve aynı dönemde yapılan işe alımlara ilişkin ilanlar. Sendikal nedene, ayrımcılığa veya iş sağlığı ve güvenliği kapsamındaki bir bildirime tepki olarak fesih iddiası varsa, bu iddianın kronolojik olarak kurulması gerekir: bildirim tarihi ile fesih tarihi arasındaki yakınlık, tek başına sonuç doğurmasa da dosyanın okunuşunu değiştirir. Sosyal güvenlik kayıtlarındaki çıkış kodu ile fesih yazısındaki gerekçenin uyumu da ayrıca kontrol edilmelidir.

Tebligat Gecikmesi ve Daralan Başvuru Penceresi

İşe iade sürecinde takvim, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı andan itibaren işler. Bildirimin posta yoluyla gönderildiği, işçinin adreste bulunmadığı ya da yalnızca kurumsal e-postaya iletildiği hâllerde, işçi fesihten geç haberdar olabilir. Bu gecikme, arabuluculuk başvurusu için tanınan süreyi fiilen kısaltır. Tebligatın usulüne uygun yapılmadığı düşünülüyorsa, öğrenme tarihinin somut verilerle ortaya konması gerekir. Aynı şekilde arabuluculuk son tutanağının taraflara ulaşma tarihi de dava süresi bakımından ayrıca izlenmelidir.

Kararın Sonuçlarını Önceden Hesaplamak

  1. İşe iade kararının kesinleşmesi sonrası başvuru yükümlülüğü ve buna bağlı sonuçlar
  2. Boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatına ilişkin kalemlerin ayrı hesaplanması
  3. Kıdem ve ihbar alacaklarıyla mahsup ilişkisinin baştan kurulması

Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlanmıştır; işyerinin yapısı ve fesih gerekçesi ispat dengesini değiştirdiğinden, süre kaybı yaşamamak için erken aşamada hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla