İş kazası sonrası açılacak davalarda ilk sorulan soru, arabulucuya gitmenin zorunlu olup olmadığıdır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu işçi ve işveren arasındaki birçok uyuşmazlık için arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiş, ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davalarını bu şartın dışında tutmuştur. Bu ayrım bilinmediğinde ya gereksiz süre kaybı yaşanır ya da dava usulden reddedilir.
Talebin Niteliği Yolu Belirler
Aynı olaydan doğan taleplerin hepsi aynı rejime tabi değildir. Kaza nedeniyle bedensel zarara dayanan tazminat talebi ile kaza sonrasında feshedilen iş sözleşmesine bağlı kıdem, ihbar veya ücret alacağı talepleri farklı değerlendirilir. İkinci grup alacaklar için arabuluculuk dava şartı gündeme gelirken, tazminat talebi doğrudan dava yoluyla ileri sürülebilir. Bu nedenle dosya açılmadan önce talepler tek tek sınıflandırılmalıdır.
Kaza Sonrası İlk Aşamada Toplanacaklar
- İşveren tarafından SGK ve kolluğa yapılan bildirimlerin kayıtları
- İş kazası tespit tutanağı ve müfettiş raporu
- Hastane kayıtları, epikriz ve tedavi sürecine ait belgeler
- İş sağlığı ve güvenliği eğitimi, risk değerlendirmesi ve kişisel koruyucu donanım kayıtları
- Olay yerine ait görüntü kaydı ile tanık bilgileri
6331 sayılı Kanun kapsamındaki belgelerin çoğu işverenin elindedir; bu nedenle dava öncesinde delil tespiti veya yargılama sırasında belge ibrazı talebi planlanmalıdır.
Tebligat Gecikmesinin Yarattığı Özel Risk
İş kazası dosyalarında tebligat riski iki noktada belirginleşir. Birincisi, arabuluculuk gereken alacak kalemleri için gönderilen davete tarafların ulaşamaması ve sürecin görüşmeye girilmeden sonlanmasıdır; bu durumda son tutanağın içeriği ile dava dilekçesindeki taleplerin örtüşmesi gerekir. İkincisi, SGK işlemlerine ilişkin kararların ilgiliye geç ulaşması ve itiraz penceresinin farkında olunmadan kapanmasıdır. Her iki hâlde de bildirimin kime, hangi adrese ve hangi tarihte yapıldığı belgeyle izlenmelidir.
Süre ve Aşama Planı
- Talepler tazminat ve işçilik alacağı olarak ayrıştırılır.
- Arabuluculuk gereken kalemler için başvuru yapılır, davet ve tutanak tarihleri kaydedilir.
- Kusur ve maluliyet oranına ilişkin rapor ihtiyacı baştan öngörülür.
- Sigortalıya ödenen gelir ve yardımların tazminattan mahsubu hesaba katılır.
- İşverenin rücu talebi ihtimaline karşı savunma zemini önceden kurulur.
Hesaplamanın Dosyaya Etkisi
Maddi tazminat, maluliyet oranı ve kazanç kaybı üzerinden kurulduğundan, rapor aşamasına kadar talebin ölçüsü tam netleşmez. Bu belirsizliğe rağmen dilekçede hangi kalemin hangi esasa göre isteneceği açıklanmalı; manevi tazminat talebi ise olayın gelişimi ve sonuçları anlatılarak temellendirilmelidir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgi sunar. Kazanın oluş biçimi, maluliyet durumu ve fesih ilişkisi dosyadan dosyaya değiştiği için, belgelerinizle birlikte bireysel bir hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olacaktır.