İşe iade talebi, iş hukukunun süreye en duyarlı kurumudur. Fesih bildiriminin tebliğinden dava sonuna kadar geçen her aşama ayrı bir süreye bağlanmıştır ve bu sürelerden biri kaçırıldığında talep esasa girilmeden düşer. Aşağıda 4857 ve 7036 sayılı kanunlar ile 5510 ve 6331 sayılı kanunların ilgili olduğu noktalarda arabuluculuk ve mahkeme yetkisi ele alınmaktadır.
İki Aşamalı Takvim
İşe iade sürecinde iki kritik süre üst üste işler. Birincisi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmasıdır. İkincisi, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması hâlinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılmasıdır. Bu iki süre birbirinin yerine geçmez; ilkinde gecikme ikincisiyle telafi edilemez. Bu nedenle fesih yazısının eline geçtiği gün, işçi tarafından tarihiyle birlikte kayıt altına alınmalıdır.
Dava Şartı Arabuluculukta Sık Yapılan Hatalar
- Başvurunun yetkisiz arabuluculuk bürosuna yapılması ve bunun sonradan fark edilmesi.
- Son tutanakta işverenin gerçek muhatabının yanlış gösterilmesi; özellikle asıl işveren–alt işveren ilişkisinde her iki tarafın da tutanakta yer alması gerekir.
- Anlaşma tutanağında işe iade dışındaki alacakların kapsam dışı bırakıldığının açıkça yazılmaması.
- Toplantıya katılmama hâlinde doğacak yargılama gideri sonucunun göz ardı edilmesi.
Yetkili Mahkeme
İş uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetki bakımından ise davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural işçi lehine bir seçim imkânı sunar; ancak sözleşmeye konulan aksi yönlü yetki kayıtları geçersizdir. Arabuluculuk başvurusundaki yetki ile dava aşamasındaki yetkinin aynı ölçüte bağlı olduğunun bilinmesi, sürecin en başında doğru büroya başvurulmasını sağlar.
Tebligat Gecikmesinin Etkisi
Fesih bildiriminin işçiye ne zaman ulaştığı, bir aylık sürenin başlangıcını belirler. İşveren bildirimi postayla göndermiş ve tebliğ gecikmişse, süre fiilî tebliğ tarihinden işler. Buna karşılık işçinin bildirimi almaktan kaçındığı ve bu durumun tutanakla belgelendiği hâllerde farklı bir değerlendirme yapılabilir. Bu nedenle işçinin, kendisine ulaşan her belgenin tarihini ve ulaşma biçimini kaydetmesi savunmasının temelini oluşturur.
Talebin İçeriğini Kurarken
İşe iade davasında feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı incelenir; ispat yükü kural olarak işverendedir. Buna karşılık işçinin, feshin gerçek sebebinin bildirilenden farklı olduğunu iddia etmesi hâlinde bu iddiayı desteklemesi beklenir. Performans, ekonomik gerekçe veya davranış sebebine dayanan fesihlerde dosyaya sunulacak belgeler tamamen farklıdır. Somut olayın koşulları sonucu belirlediğinden, süreci başlatmadan önce bir iş hukuku uygulamacısıyla görüşmeniz yerinde olacaktır.