Mobbing iddiası aylara, bazen yıllara yayılan bir davranış örüntüsüne dayanır; buna karşılık iş hukukunun sağladığı korumalar kısa ve katı sürelere bağlanmıştır. Bu rehber, 4857 ve 7036 sayılı kanunların çizdiği çerçevede mobbing dosyasının takviminin nasıl kurulacağını ve hangi aşamada arabuluculuk, hangi aşamada dava tercihinin isabetli olduğunu ele alır.
Takvimi Başlatan Birden Fazla An Vardır
Mobbing dosyalarında tek bir başlangıç tarihi yoktur; aynı olay örgüsü içinde farklı talepler farklı anlarda işlemeye başlar. Bu nedenle ilk yapılması gereken, tek bir başlangıç tarihi aramak yerine talep kalemlerini ayrı ayrı tarihlendirmektir.
- Haklı nedenle fesih: Kanun, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar nedeniyle feshi çok kısa bir hak düşürücü süreye bağlar. Süre, işçinin fiili öğrendiği andan itibaren işler.
- İşe iade: Fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarih esastır. Bu tarih, sonraki tüm adımların dayanağıdır.
- Tazminat talepleri: Kişilik haklarının ihlaline dayanan manevi tazminatta zararın ve sorumlunun öğrenilmesi belirleyicidir.
Bir Aylık Pencere ve Ondan Sonrası
İş güvencesi kapsamındaki işçi bakımından fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bu süre kaçırıldığında işe iade talebi esasa girilmeden reddedilir; geriye yalnızca tazminat nitelikli talepler kalır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren işleyen kısa süre içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Uygulamada en sık görülen kayıp, tarafların anlaşamama tutanağını aldıktan sonra dosyayı bekletmesidir.
Uzlaşma mı Dava mı: Geri Dönülmez Olan Yön
Mobbing dosyalarında uzlaşma kararı yalnızca parasal bir hesap değildir. Arabuluculukta imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğindedir ve içeriğine giren talepler bakımından yeniden dava açma imkânını fiilen kapatır. Bu nedenle anlaşma metninde hangi kalemlerin kapsandığı kalem kalem yazılmalı, kapsam dışı bırakılan talepler açıkça saklı tutulmalıdır. Genel ve sınırsız ifadelerle kurulan ibra benzeri metinler, sonradan açılacak tazminat davasında işverenin en güçlü savunması hâline gelir.
Delil Takvimi ile Süre Takvimi Aynı Tabloda Tutulmalı
Mobbing, tek bir belgeyle değil süreklilik ve sistematiklik gösteren bir bütünle ispatlanır. Bu nedenle tarih sütunu olan bir delil tablosu kurmak, hem ispatı hem süre hesabını aynı anda korur. Tabloya kurumsal yazışmalar, görev değişikliği yazıları, performans değerlendirmeleri, sağlık kuruluşu kayıtları ve tanık bilgisi tarih sırasıyla işlenir. İş yerinde tutulan tutanaklara karşı verilen yazılı cevaplar da ayrıca saklanmalıdır; sessiz kalınan tutanaklar sonradan aleyhe yorumlanabilir.
Planı Yazılı Hâle Getirmek
Süre planı, son gün yazılarak değil ara kontrol noktaları belirlenerek işe yarar. Başvuru tarihi, beklenen cevap tarihi, cevapsızlık hâlinde harekete geçilecek tarih ve dava için son tarih ayrı satırlarda tutulmalıdır. Böylece tebligattaki gecikmeler veya kurum içi yazışmaların uzaması, hak kaybına dönüşmeden fark edilir.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her mobbing dosyasının delil yapısı ve süre hesabı farklıdır. Adım atmadan önce dosyanızın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.