Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında hak kaybının kaynağı genellikle esasa ilişkin bir eksiklik değil, hangi sürede nereye başvurulacağının karıştırılmasıdır. İş hukuku ile sosyal güvenlik hukukunun süre rejimleri birbirinden farklı işler ve aynı olayda ikisi birden devreye girebilir.
Arabuluculuk Her Uyuşmazlıkta Zorunlu Değildir
7036 sayılı Kanun, işçi ve işveren arasındaki birçok alacak ve işe iade talebi için arabuluculuğu dava şartı hâline getirmiştir. Buna karşılık iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile Kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklar bu kapsamın dışındadır. Bu ayrımın bilinmemesi, ya gereksiz bir arabuluculuk sürecinde vakit kaybına ya da dava şartı yokluğundan usulden redde yol açar.
Bir Aylık Sürenin İşlediği Hâl
Feshin geçersizliği ve işe iade talebinde süre serttir: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. 4857 sayılı Kanun kapsamındaki bu süre hak düşürücü niteliktedir; sonradan yapılan başvuru sonuç doğurmaz. Bu nedenle fesih yazısının tebliğ tarihi, imza tarihi ve varsa noter tebligatının tarihi ilk günden kayda geçirilmelidir.
Kuruma Başvuru Basamağı
5510 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılması ve sonucun beklenmesi gerekir. Başvurunun yazılı yapılması, evrak kayıt numarasının alınması ve verilen cevabın saklanması dosyanın omurgasını oluşturur. Kurum cevabının olumsuz olması hâlinde iş mahkemesinde açılacak davada aynı belgeler doğrudan delil olarak kullanılır.
Delil Toplamada Öncelik Sırası
Hizmet tespiti, prim gün sayısı veya iş kazası nitelendirmesi tartışmalarında en güçlü kayıtlar şunlardır:
- SGK hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış bildirgeleri
- Bordro, banka ödeme kayıtları ve imzalı ücret belgeleri
- 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesi, eğitim ve kişisel koruyucu donanım kayıtları
- Kaza tutanağı, hastane kayıtları ve müfettiş raporu
- Aynı dönemde birlikte çalışan tanıkların beyanı
Hizmet tespiti taleplerinde kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin işlediği unutulmamalı; bekleyerek geçen her yıl tanığa ulaşmayı da zorlaştırır.
Buradaki bilgiler genel çerçevedir. Fesih biçiminiz, sigortalılık statünüz ve elinizdeki kayıtların kapsamı süreci değiştirebileceğinden, süreler işlemeye başlamadan bir hukukçuya danışmanız yerinde olur.