İçeriğe geç
AC

Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme ve Süre Hesabı: Tebligatın Sarkması Neyi Değiştirir

9 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Boşanma dosyalarında taraflar çoğunlukla sebebi tartışır; oysa dosyanın seyrini belirleyen ilk iki karar hangi mahkemede dava açıldığı ve hangi sürelerin işlemekte olduğudur. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanunun birlikte okunması, bu iki başlıkta yapılan hataların önüne geçer.

Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi

Boşanma, ayrılık ve evlilik birliğine ilişkin talepler aile mahkemesinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Bu nedenle nafaka, velayet ve mal rejimi taleplerinin boşanma davasıyla birlikte mi ayrı mı ileri sürüleceği baştan planlanmalıdır.

Yetki: İki Seçenekli Bir Kural

Boşanmada yetki, genel kuraldan ayrılır. Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ile eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Uygulamada tartışma çoğunlukla altı aylık birlikte oturma süresinin ispatı üzerinde çıkar: adres kayıt sistemi, fatura kayıtları ve kira sözleşmesi bu noktada belirleyici olur. Yetki itirazının ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürülmesi gerekir; süresinde yapılmayan itiraz sonuç doğurmaz.

Süre Hesabında Üç Ayrı Başlık

  • Özel boşanma sebeplerine bağlı hak düşürücü süreler: Bazı sebeplerde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde ve her hâlde daha uzun bir üst süre içinde kullanılmalıdır. Bu süreler geçtiğinde ilgili sebebe dayanma imkânı kalkar, ancak genel geçimsizlik iddiası ayrıca değerlendirilir.
  • Anlaşmalı boşanmada evlilik süresi: Anlaşmalı yol için evliliğin kanunda öngörülen asgari süreyi doldurmuş olması aranır.
  • Usule ilişkin süreler: Cevap dilekçesi, delil listesi ve istinaf süreleri tebliğ tarihine bağlıdır.

Tebligat Geciktiğinde

Boşanma dosyalarında tebligat sorunu, davalının adresinin bilinmemesi ya da fiilen başka yerde oturması nedeniyle sık yaşanır. Tebligatın usulsüz yapılması hâlinde davalı, öğrendiği tarihi esas alarak itiraz edebilir; bu da kesinleşmiş sanılan bir kararın yeniden ele alınmasına yol açabilir. Bu nedenle davacının, adres araştırmasını baştan titiz yapması kendi lehinedir. Kararın kesinleşmesi nüfus kaydı, mal rejiminin tasfiyesi ve nafaka icrası bakımından sonuç doğurduğundan, kesinleşme şerhinin ne zaman alınabileceği de takvime yazılmalıdır.

Dosyayı Planlarken

Yetki ve görev doğru belirlendiğinde, tartışma esasa kayar ve dosya gereksiz ara kararlarla uzamaz. Aile hukuku uyuşmazlıkları kişisel koşullara çok bağlı olduğundan, bu genel çerçeveyi kendi durumunuza uyarlarken bir hukukçudan görüş almanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla