İçeriğe geç
AC

Çocukla Kişisel İlişki Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

21 Mayıs 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Kişisel ilişki kurulması, değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri, boşanma sonrası dosyaların en sık geri dönen başlığıdır. Talebin esası kadar önemli olan bir başka konu da dilekçenin nereye verileceğidir: yanlış mahkemeye açılan bir dava, çocuğun yararına olan düzenlemeyi aylarca geciktirebilir. Bu yazıda TMK ve HMK çerçevesinde görev ve yetki analizi ile dava süresine etki eden tebligat sorunları ele alınmaktadır.

Görev: Aile Mahkemesi

Kişisel ilişkiye dair talepler, 4787 sayılı Kanun uyarınca kurulan aile mahkemelerinin görev alanındadır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Görev kuralı kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve mahkeme yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alır. Bu nedenle sulh hukuk mahkemesine ya da doğrudan icra dairesine yöneltilen kişisel ilişki talepleri baştan sonuçsuz kalır.

Yetki: Çocuğun Bulunduğu Yer Neden Önemli?

Yetki konusunda tek bir refleks yeterli değildir. Boşanma davası devam ederken kişisel ilişki tedbir olarak o dosyada istenir. Boşanma kesinleştikten sonra açılan bağımsız davalarda ise davalının yerleşim yeri mahkemesi genel kuraldır; ancak velayet ve kişisel ilişki gibi çocuğu ilgilendiren taleplerde mahkemeler çocuğun üstün yararı ölçütünü öne çıkardığından, çocuğun fiilen yaşadığı yer uygulamada belirleyici hale gelebilir. Taraflardan biri şehir değiştirmişse, dava açmadan önce güncel adres kayıtlarının tespiti gerekir.

Tebligat Gecikmesi Davayı Nasıl Uzatır?

Bu dosyalarda süre kaybının başlıca sebebi hak düşürücü bir sürenin kaçırılması değil, tebligatın yerine ulaşmamasıdır. Karşı taraf adres değiştirmişse, tebligat iade döner ve duruşma bir sonraki celseye ötelenir; bu da çocuğun görüşme düzenini fiilen askıda bırakır. Riski azaltmak için:

  • Dava dilekçesine adres kayıt sistemindeki güncel adresin eklenmesi
  • İade dönen tebligatta iade şerhinin okunup uygun usulün derhal talep edilmesi
  • Ara karar sonrası tebligat masrafının süresinde yatırılıp dosyaya işlenmesinin takibi
  • Kararın tebliğ tarihinin, istinaf süresinin başlangıcı olarak ayrıca not edilmesi

Talebin Somutlaştırılması

Kişisel ilişki talepleri, gün ve saat aralığı belirtilmeden yazıldığında infazı tartışmalı kararlar doğurur. Hafta içi/hafta sonu ayrımı, dinî ve resmî bayramlar, yaz tatili dönemi, teslim ve iade yeri ile çocuğun yaşına uygun süre uzunluğu dilekçede açıkça istenmelidir. Çocuğun okul takvimi ve ebeveynin çalışma düzeni gibi somut veriler, talebin uygulanabilirliğini gösterir.

Değişiklik ve İhlal Halinde İzlenecek Yol

Mevcut kararın uygulanmadığı hallerde izlenecek yol yeni bir dava değil, kararın icrasına ilişkin usullerdir. Buna karşılık koşullar esaslı biçimde değişmişse (taşınma, sağlık durumu, çocuğun yaşının ilerlemesi), kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir. İki yolun karıştırılması, hem masraf hem zaman kaybına yol açar.

Yukarıdaki değerlendirmeler yol gösterici olup her ailenin koşulları farklıdır; çocuğun yararına ilişkin ölçüt her dosyada ayrıca tartışılır. Adım atmadan önce mevcut karar ve belgelerinizle birlikte hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla