İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Geçici Tedbir: Aile Mahkemesinin Yetkisi ve Zamanlama

18 Haziran 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Boşanma sürecinde en çok geç kalınan adım, malvarlığının korunmasına yönelik tedbir talebidir. Tasfiye davası yıllar sürerken, tedbir alınmamış bir taşınmaz veya banka hesabı bu süre içinde el değiştirebilir. Bu rehber, mal rejimi uyuşmazlıklarında geçici tedbirin hangi mahkemeden isteneceğine ve tebligat zamanlamasının riskini nasıl büyüttüğüne odaklanır.

Tasfiye Talebi Ne Zaman İleri Sürülebilir?

Türk Medeni Kanunu bakımından mal rejiminin tasfiyesi, rejimin sona ermesine bağlıdır. Boşanma davasıyla birlikte tasfiye talebi ileri sürülebilir; ancak mahkemeler genellikle boşanmanın kesinleşmesini bekleyerek tasfiye yönünden karar verir. Bu bekleme dönemi, malvarlığının korunması bakımından en kırılgan aşamadır. Katılma alacağı hesabı, edinilmiş mallar ile kişisel malların ayrımına ve edinim tarihlerine dayandığından, tapu ve banka kayıtlarının evlilik tarihine göre çıkarılması ilk iştir.

Görev ve Yetki: Aile Mahkemesi Çerçevesi

4787 sayılı Kanun uyarınca aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Boşanma ve buna bağlı taleplerde yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa birlikte oturdukları yer mahkemesine bağlanmıştır. Tasfiyeye konu taşınmaz başka bir ilde olsa dahi, dava aile mahkemesinde görülmeye devam eder; ancak talep taşınmazın aynına ilişkin bir hakka dönüşürse farklı bir yetki tartışması doğabilir. Bu ayrım dilekçe yazılmadan önce netleştirilmelidir.

Tedbir Türünü Doğru Seçmek

Uygulamada birbirine karıştırılan üç araç vardır ve sonuçları farklıdır:

  • Tapu kaydına tedbir şerhi işlenmesi: taşınmazın devrini fiilen zorlaştırır
  • Banka hesapları ve araç kayıtları üzerine tedbir: nakde çevirme ve devir riskine karşı işler
  • İhtiyati haciz: para alacaklarına özgü, farklı şartlara tabi bir yol

Talebin hangi malvarlığı unsuruna, hangi gerekçeyle yöneltildiği tek tek yazılmalıdır. Genel biçimde tüm malvarlığı için tedbir istemek, çoğu zaman uygulanabilir bir karar üretmez.

Tebligat Gecikmesi Malvarlığını Kaçırma Fırsatı Yaratır

Karşı tarafa dava dilekçesinin tebliği, aynı zamanda onun sürecin başladığından haberdar olması demektir. Tedbir talebi bu tebligattan önce karara bağlanmamışsa, davalı tarafın taşınmazı devretmesi veya hesabı boşaltması ihtimali doğar. Bu nedenle tedbir talebinin, dava dilekçesiyle birlikte ve tebligat öncesi değerlendirilecek biçimde ileri sürülmesi ile gerekçesinin somut verilere dayandırılması önemlidir. Tebligatın gecikmesi ise ters yönde de sorun yaratır: dosya ilerlemez, ara kararlar uygulanamaz ve süreç uzar.

Hesabı Belgelendirmek

Katılma alacağı iddiası, tarihli belgelerle desteklenmediğinde soyut kalır. Evlilik tarihi, edinim tarihleri, ödemelerin kaynağı, kredi kullanımı ve varsa kişisel maldan yapılan katkı ayrı ayrı gösterilmelidir. Değer artışı iddiası varsa, taşınmazın edinim ve tasfiye anındaki değerlerine ilişkin veriler dosyaya konmalıdır.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her evliliğin malvarlığı geçmişi kendine özgü olduğundan, tedbir talebi öncesinde belgelerinizin ayrıntılı hukuki incelemeden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla