Boşanma dosyalarında tarafların enerjisi çoğunlukla iddiaların içeriğine harcanır; oysa sonucu belirleyen unsurlardan biri de sürelerin doğru yönetilmesidir. TMK, HMK ve 4787 sayılı kanun çerçevesinde aile mahkemesi önünde yürüyen yargılamada, hak düşürücü süreler ile usul süreleri farklı mantıkla işler. Bu rehber ikisini ayrı ayrı ele alır.
Özel Boşanma Sebeplerinde Dava Açma Süresi
Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme gibi özel sebeplere dayanan davalar, kanunda öngörülen hak düşürücü sürelere tabidir. Bu sürelerin işlemeye başlaması kural olarak sebebin öğrenilmesine bağlıdır; ayrıca olayın üzerinden geçen daha uzun bir süre bakımından da sınır bulunur. Bu nedenle dosya kurulurken "olay tarihi" ile "öğrenme tarihi" ayrı ayrı belgelendirilmelidir. Süre geçmişse genel sebeplere dayalı dava yolu ayrıca değerlendirilir.
Affeden Tarafın Durumu
Özel sebebe dayanan boşanma hakkı, olayın affedilmesiyle ortadan kalkar. Af iradesi açık bir beyanla olabileceği gibi, davranışlardan da anlaşılabilir. Bu nedenle olay sonrası birlikte yaşamaya devam edilmesi veya karşı tarafla yapılan yazışmaların içeriği, dosyada beklenmedik bir savunma alanı yaratabilir.
Anlaşmalı Boşanmada Şekil ve Süre Şartı
Anlaşmalı boşanma için evliliğin kanunda öngörülen asgari süre boyunca devam etmiş olması, tarafların birlikte başvurması veya birinin davasını diğerinin kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi aranır. Mali sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi içeren protokolün hâkim tarafından uygun bulunması da zorunludur; protokolde belirsiz bırakılan kalemler, ileride yeni bir uyuşmazlığın kaynağı olur.
Yargılama Takvimini Kaçırmanın Sonuçları
- Cevap dilekçesi süresinin kaçırılması ve savunma imkânının daralması
- Delillerin ön inceleme aşaması sonrasında sunulmaya çalışılması
- Tanık listesinin süresi içinde verilmemesi
- Islah imkânının plansız kullanılması
- Tedbir nafakası talebinin gecikmesi nedeniyle geçmişe yönelik kaybın doğması
Kapanış
Boşanma yargılamasında usul takvimi ile aile içi dinamikler iç içe geçtiğinden, hangi talebin ne zaman ileri sürüleceği stratejik bir tercihtir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; evlilik süresi, çocukların durumu ve mal rejimi dosyayı esaslı biçimde değiştirdiğinden, dava açılmadan önce bir hukukçuyla takvim çalışması yapılması yararlı olur.