Boşanma davası sona erdiğinde çoğu dosyada asıl uyuşmazlık henüz başlamıştır: edinilen malların paylaşımı. Mal rejimi tasfiyesinde sonucu belirleyen şey duygusal anlatım değil, hangi malın hangi parayla ve hangi tarihte edinildiğini gösteren delillerdir. TMK, HMK ve 4787 sayılı Kanun çerçevesinde ilerleyen bu rehber, delil toplama ile zaman planının nasıl birlikte yürütüleceğini ele alır.
Üç Tarih, Üç Farklı Sonuç
- Evlenme tarihi: bu tarihten önce edinilen malvarlığı kural olarak kişisel mal sayılır.
- Malın edinildiği tarih: rejim süresi içinde mi, öncesinde mi edinildiği doğrudan paylaşımı belirler.
- Rejimin sona erdiği tarih: boşanma davasının açıldığı tarih, tasfiye hesabında sınır noktasıdır.
Bu üç tarihten biri belgeyle sabitlenemediğinde, hesap tümüyle tartışmalı hâle gelir.
Delil Toplamada Zamana Karşı Yarış
Banka kayıtları, kredi dosyaları ve ödeme belgeleri süresiz saklanmaz. Aradan geçen süre uzadıkça, bir taşınmazın alım bedelinin kişisel maldan mı yoksa edinilmiş maldan mı karşılandığını gösteren kayıtlara ulaşmak zorlaşır. Bu nedenle tasfiye talebi henüz hazırlanırken bankalardan, tapu müdürlüğünden ve trafik tescil kayıtlarından belge temini için başvurular yapılmalı; ulaşılamayan kayıtlar için mahkemeden müzekkere talebi dilekçede somut kurum ve hesap bilgisi verilerek istenmelidir. Genel ifadelerle yazılan “tüm kayıtların celbi” talepleri çoğu zaman sonuçsuz kalır.
Katkı, Katılma ve Değer Artışı Ayrımı
Uygulamada en çok karıştırılan nokta, talebin hukuki niteliğidir. Katılma alacağı, edinilmiş mallar üzerindeki yasal payı; değer artış payı ise bir eşin diğerinin malına yaptığı katkının değerlenmiş karşılığını ifade eder. Talep yanlış nitelendirildiğinde hesap yöntemi de değişir ve dosya beklenenden düşük bir sonuçla kapanabilir. Bu nedenle her mal kalemi için ayrı bir talep türü belirlenmeli, gerekiyorsa terditli sıralama kurulmalıdır.
Tasfiyeyi Geciktirmenin Riski
Tasfiye taleplerinin zamanaşımı bakımından uygulamada farklı yaklaşımlar bulunduğundan, boşanmanın kesinleşmesinin ardından beklemek her hâlükârda risklidir. Ayrıca gecikme, karşı tarafın malvarlığını devretmesi ihtimalini artırır. Bu nedenle dava açılırken taşınmazlar üzerine tedbir talebinin değerlendirilmesi ve talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi hâlinde bunun koşullarının dilekçede gerekçelendirilmesi gerekir.
Usule Aykırı İşlemin Bedeli
Harcı yatırılmayan ıslah, süresinde yapılmayan bilirkişi raporuna itiraz ve kesin süre verilmiş bir ara karar gereğinin yerine getirilmemesi, esasa girilmeden kayıp doğuran başlıca hatalardır.
Bu içerik genel bilgi amacı taşır; belirli bir dosya hakkında değerlendirme içermez. Evlilik süresi, malların edinim biçimi ve kayıtların durumu sonucu değiştirdiğinden, hesap ve süre planının belgeler üzerinden yapılması gerekir.