Boşanma davası sona erdiğinde eşler arasındaki hesaplaşma bitmiş olmaz; edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi çoğu zaman asıl uyuşmazlığın kendisidir. Bu davanın ne zaman açılabileceği, ne zamana kadar açılabileceği ve hangi mahkemede görüleceği ayrı ayrı kurallara bağlıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve aile mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 4787 sayılı Kanun bu çerçeveyi oluşturur.
Rejimin Sona Erme Anı Hesabın Başlangıcıdır
Boşanma halinde mal rejimi, dava tarihi itibarıyla sona ermiş sayılır. Bu nedenle dava tarihinden sonra edinilen malvarlığı hesabın dışında kalır. Tasfiye hesabı ise boşanma hükmünün kesinleşmesiyle birlikte yapılabilir hale gelir. Bu iki tarihin karıştırılması, hesabın tümüyle yanlış kurulmasına yol açar.
Tasfiye Davası Boşanmayla Birlikte Açılabilir mi
Tasfiye talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir; ancak boşanma kesinleşmeden tasfiye hakkında karar verilemez, bu husus bekletici mesele yapılır. Ayrı bir dava olarak açılması halinde de aynı bağlantı gözetilir. Sürenin geçmesi endişesiyle erken açılan davada tek risk gecikmedir; buna karşılık geç açılan davada karşı taraf zamanaşımı savunması yapabilir.
- Görevli mahkeme aile mahkemesidir.
- Katılma alacağı ile katkı payı alacağı farklı hukuki sebeplere dayanır.
- Değer artış payı talebi ayrıca ve açıkça yazılmalıdır.
- Talebin belirsiz alacak olarak kurulup kurulmayacağı bilinçli bir tercihtir.
Belgeler Olmadan Hesap Yapılamaz
- Evlilik tarihi ile boşanma dava tarihi arasındaki tüm edinimler listelenir.
- Tapu, araç ve şirket pay kayıtları edinim tarihleriyle birlikte çıkarılır.
- Banka hesap hareketleri ve kredi ödeme planları temin edilir.
- Kişisel mal iddiası varsa miras veya bağış belgeleri eklenir.
- Malın devredilmiş olması halinde devir tarihi ve bedeli ayrıca belirlenir.
Usule Aykırı İşlemin Yarattığı Kayıp
En yaygın hata, tasfiye talebinin boşanma dosyasında birkaç cümleyle geçirilip ayrıca harca esas bir talep olarak kurulmamasıdır. Bir diğeri, dava sırasında malvarlığının devredilmesine karşı tedbir istenmemesidir. Tasfiye alacağı para alacağı niteliğinde olduğundan, karşı tarafın mal kaçırması halinde hüküm elde edilse bile tahsil sorunu doğar.
Mal rejimi dosyaları hesaplama ağırlıklıdır ve küçük bir tarih hatası sonucu ciddi biçimde değiştirebilir. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır; evlilik süreniz, edinim tarihleriniz ve belge durumunuz değerlendirilmeden talep kurgusu yapılmaması gerekir.