Boşanma davası sona erdiğinde tarafların en sık yaşadığı şaşkınlık, elindeki gerekçeli kararla hemen icra takibi başlatılamamasıdır. Boşanma hükmü tek bir bütün gibi görünse de içindeki kalemler icra edilebilirlik bakımından aynı rejime tabi değildir. Usule aykırı işlem riski çoğunlukla, kesinleşme şerhi alınmadan ya da yanlış icra dairesinde başlatılan takiplerde doğar.
Hükmün Kalem Kalem Ayrıştırılması
Bir boşanma ilamı içinde tipik olarak şu kalemler bulunur: boşanmanın kendisi, velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri ve vekâlet ücreti. Kişi hâllerine ilişkin hükümler ile boşanmaya bağlı olarak hükmedilen tazminat kalemleri, kararın kesinleşmesinden önce icra takibine konu edilemez. Buna karşılık yargılama sırasında hükmedilen tedbir nafakası, dava devam ederken de tahsil edilebilir niteliktedir. Takip talebi hazırlanırken bu ayrımın yapılmaması, borçlunun şikâyeti üzerine takibin iptali sonucunu doğurabilir.
Kesinleşme Şerhi Alınırken Gözden Kaçanlar
Kesinleşme, yalnızca sürelerin geçmesi değil; kanun yoluna başvurulmuşsa o başvurunun sonuçlanmasıdır. Tarafların yalnızca vekâlet ücreti yönünden istinafa gitmiş olması dahi, dosyanın kesinleşme tarihini etkiler. Ayrıca tebligatın usulüne uygun yapılmadığı hâllerde süre hiç işlemeye başlamamış olabilir; bu durumda alınmış bir kesinleşme şerhi de tartışmalı hâle gelir. Şerh alınırken tebligat parçalarının dosyada bulunup bulunmadığı fiilen kontrol edilmelidir.
Yetkili İcra Dairesi ve Aile Mahkemesinin Rolü
İlama dayalı takipte alacaklı, takibi seçtiği icra dairesinde başlatabilir; ancak takibe yapılacak itiraz ve şikâyetlerin inceleneceği merci, takibin yapıldığı yer icra mahkemesidir. Aile mahkemesi ise ilamı veren mahkeme sıfatıyla, hükmün yorumu ya da nafakanın uyarlanması gibi taleplerde devreye girer. Nafakanın artırılması veya kaldırılması taleplerinin icra dairesine değil aile mahkemesine yöneltilmesi gerekir; bu ayrımın karıştırılması aylarca süren gecikmeye yol açar.
Sık Rastlanan Usul Hataları
- Kesinleşmeden takibe konulan tazminat kalemi
- Nafaka alacağında birikmiş ve işleyecek kısmın takip talebinde ayrıştırılmaması
- İlam örneğinin onaysız fotokopisiyle takip açılması
- Velayete ilişkin hükmün, çocuk teslimi usulüne başvurulmadan doğrudan icraya konulmaya çalışılması
- Yurt dışında yaşayan borçluya tebligatın iç hukuk usulüyle yapılmaya çalışılması
Karşı Taraf Olarak Neye Bakılmalı
Kendisine icra emri tebliğ edilen taraf, önce takibin dayanağı ilamın kesinleşip kesinleşmediğine, sonra takip konusu kalemlerin ilam içeriğiyle örtüşüp örtüşmediğine bakmalıdır. İlamda yer almayan bir kalemin takibe eklenmesi ya da faiz başlangıç tarihinin hükümle uyuşmaması, süreye tabi olmayan şikâyet konusu oluşturabilir. Buna karşın icra emrine karşı ileri sürülecek bazı iddialar kısa sürelere bağlıdır; bu nedenle tebliğ tarihinin ilk günden hesaplanması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar yol gösterici bir çerçeve sunar; her dosyada hükmün lafzı ve tebligat geçmişi sonucu değiştirebilir. Takip başlatmadan veya itiraz süresini kullanmadan önce dosyanın bütünüyle incelenmesinde yarar vardır.