İçeriğe geç
AC

Kişisel İlişki Kurulması Talebinde Görevli Aile Mahkemesi ve Yetki Sorunları

21 Mayıs 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Çocukla kişisel ilişki, boşanma kararının bir eki gibi görülse de bağımsız olarak da istenebilen ve şartlar değiştiğinde yeniden düzenlenebilen bir taleptir. Uygulamada karşılaşılan sorunların çoğu, talebin hangi mahkemeye ve hangi biçimde götürüleceğinin baştan planlanmamasından doğar.

Talep bağımsız mı, dava içinde mi?

Boşanma davası sürerken kişisel ilişki geçici önlem olarak düzenlenir ve dava sonunda hükme bağlanır. Ayrılık hâlinde ya da evlilik dışı doğan çocuklarda ise talep bağımsız olarak ileri sürülür. Ayrıca daha önce kurulmuş bir düzenin çocuğun yararına aykırı hâle gelmesi durumunda, değiştirilmesi istenebilir. Bu üç durumun dilekçe yapısı ve delil ihtiyacı birbirinden farklıdır; mevcut bir karar varsa dosya numarası ve kesinleşme bilgisi mutlaka gösterilmelidir.

Görev: aile mahkemesi

TMK'nın aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan davalar, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Çocuğa ilişkin koruyucu tedbirler bakımından ise farklı mercilerin devreye girebileceği, talebin niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Yetki: çocuğun bulunduğu yer neden önemlidir?

Aile hukuku davalarında genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir; boşanma davalarında ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Kişisel ilişkiye dair sonradan yapılan taleplerde çocuğun fiilen yaşadığı yer, hem uygulanabilirlik hem de sosyal inceleme raporunun alınması bakımından belirleyici olur. Velayet sahibinin şehir değiştirdiği dosyalarda, mevcut düzenin fiilen uygulanamaz hâle gelmesi başlı başına bir değişiklik sebebi olarak ileri sürülebilir.

Protokolle anlaşmak ile mahkeme kararı arasındaki fark

Taraflar aralarında bir teslim-alma düzeni üzerinde anlaşabilir. Ancak mahkeme kararına bağlanmamış bir protokol, karşı taraf uymadığında icra yoluyla doğrudan uygulanamaz. Çocuk teslimine ilişkin kararların yerine getirilmesi özel bir usule tabidir ve bunun işletilebilmesi için elde infaz kabiliyeti olan bir karar bulunmalıdır. Ayrıca kararda gün, saat ve teslim yerinin belirsiz bırakılması, sonradan yaşanan her aksaklığı tartışmalı hâle getirir. Anlaşma yolu tercih edilse dahi, varılan mutabakatın hâkim onayıyla karara dönüştürülmesi ileride yaşanacak sorunları önler.

Kararın uygulanabilir olması için

  1. Teslim ve iade saatlerinin açıkça yazılması
  2. Yarıyıl ve yaz dönemi için ayrı düzenleme yapılması
  3. Uzak mesafede yaşanıyorsa ulaşım sorumluluğunun belirlenmesi
  4. Görüntülü görüşme öngörülecekse sıklığının tanımlanması
  5. Çocuğun yaşına ve okul düzenine uygunluğun gözetilmesi

Bu açıklamalar genel bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Çocuğun yaşı, tarafların yaşadığı yer ve mevcut kararın içeriği sonucu değiştirebileceğinden, talebinizi somut verilerle bir hukukçuya değerlendirtmeniz faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla