Kişisel ilişki kurulmasına dair kararlar, kâğıt üzerinde açık görünse bile uygulamada tıkanabilir. Sorun çoğunlukla hükmün varlığı değil, hükmün icra edilebilir netlikte yazılmamış olması ya da engellemenin belgelenememesidir. TMK'nın kişisel ilişkiye dair hükümleri, usul yönünden HMK ve aile mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen 4787 sayılı Kanun bu dosyaların çerçevesini oluşturur.
Kararın İcraya Elverişli Olması
Bir kişisel ilişki hükmünün icra edilebilmesi için gün, saat, teslim ve iade yeri ile tatil dönemlerine ilişkin düzenlemenin tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmış olması gerekir. "Uygun görülecek zamanlarda" gibi belirsiz ifadeler taşıyan hükümler, icra aşamasında uygulanamaz hâle gelir. Bu durumda yapılması gereken doğrudan icra takibi değil, hükmün açıklanması veya değiştirilmesi yoluna gitmektir.
Engellemeyi Nasıl Belgelemeli?
- Teslim gününe ilişkin önceden yapılmış, tarihi belli yazılı bildirim
- Belirlenen yer ve saatte hazır bulunulduğunu gösteren kayıtlar
- Karşı tarafla yapılan yazışmaların kesintisiz ve tam dökümü
- Varsa okul, kurum veya üçüncü kişilerden alınan tarihli bilgi
- İcra dairesi aracılığıyla yapılan teslim girişimlerine ait tutanaklar
Delil değeri bakımından belirleyici olan, tek bir günün değil bir davranış örüntüsünün gösterilebilmesidir. Tek seferlik bir aksama ile süreklilik gösteren engelleme farklı sonuçlar doğurur.
İcra Aşaması ve Şikâyet
- Kesinleşmiş ve infaza elverişli karar örneği temin edilir.
- İcra dairesinde çocuk teslimine ilişkin dosya açılır ve icra emri tebliğe çıkarılır.
- Belirlenen tarihte teslim girişimi yapılır; sonuç tutanağa bağlanır.
- Engelleme sürüyorsa tutanaklar biriktirilerek dosya bütünlüğü kurulur.
- Gerekirse velayet veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebi hazırlanır.
Süre Bakımından Gözden Kaçan Nokta
Bu dosyalarda süre riski iki katmanlıdır. Birincisi, icra işlemlerine ve tutanaklara karşı şikâyet yollarının kısa süreye bağlı olmasıdır; itiraz edilmeyen bir işlem sonradan tartışılamaz hâle gelir. İkincisi ve daha sık görüleni, engellemenin uzun süre kayıt altına alınmadan sürmesidir. Aylar sonra açılan bir talepte, geçmiş dönemin ispatı fiilen imkânsızlaşır ve dosya yalnızca beyanlarla sınırlı kalır. Bu yüzden ilk aksamadan itibaren tutanak üretmek, sonradan yapılacak her hukuki adımın temelini oluşturur.
Çocuğun yararı her dosyada ayrı değerlendirildiğinden burada anlatılanlar genel çerçeveyle sınırlıdır. Kararın metni ve fiilî durum incelenmeden atılacak adımlar, hem süre hem de sonuç bakımından beklenmedik neticeler doğurabilir; bu nedenle dosyaya özgü destek alınması önerilir.