Boşanma sürecinde ya da sonrasında düzenlenen kişisel ilişki hükümleri, kâğıt üzerinde açık göründüğü hâlde uygulamada en çok çekişme doğuran başlıklardan biridir. Protokolün nasıl yazıldığı kadar, ihlal iddiasının hangi mahkemeye ve hangi delille taşınacağı da sonucu belirler.
Görev aile mahkemesinde, peki yetki?
Velayet ve kişisel ilişkiye dair talepler aile mahkemesinde görülür; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde davaya bakmakla görevli mahkeme belirlenir. 4787 sayılı Kanun bu görev çerçevesini kurar. Yetki bakımından ise boşanma davalarında eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi gündeme gelir. Boşanmadan sonra açılan kişisel ilişkinin değiştirilmesi taleplerinde ise çocuğun yerleşim yeri belirleyici olur; çocuk taşındığında yetkinin de değişebileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Protokolü uygulanabilir yazmak
TMK çerçevesinde kurulan kişisel ilişki hükmü, icra edilebilir olmalıdır. Uygulamada sorun çıkaran ifadeler şunlardır:
- Teslim ve iade saatinin yazılmaması, yalnızca gün belirtilmesi
- Teslim yerinin belirsiz bırakılması
- Dinî ve resmî tatillerin genel ifadelerle geçilmesi, çakışma hâlinin düzenlenmemesi
- Uzak mesafe durumunda yol sorumluluğunun ve masrafın belirlenmemesi
- Görüntülü görüşmenin sıklık ve süresinin yazılmaması
- Çocuğun yaşı ilerledikçe uygulanacak kademeli düzenin öngörülmemesi
İhlal iddiasında delil nasıl kurulur?
Kişisel ilişki ihlallerinde en sık karşılaşılan durum, tarafların birbirini suçlaması ancak hiçbirinin somut kayıt sunamamasıdır. Teslim saatinde belirlenen yerde bulunulduğunu gösteren kayıtlar, taraflar arasındaki yazışmalar ve varsa tanık beyanları önem taşır. Yazışmaların seçilerek değil, ilgili döneme ait bütünlük içinde sunulması, bağlamdan koparma itirazını önler. Çocuğu araç yapan yazışma üslubunun dosyaya yansıması ise iddia sahibinin aleyhine dönebilir.
Değişiklik talebi ile icra takibini ayırmak
İhlal hâlinde iki farklı yol vardır ve bunlar karıştırılmamalıdır. Mevcut hükmün zorla yerine getirilmesi ayrı bir usule tabiyken, düzenin artık uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle hükmün değiştirilmesi talebi mahkemede görülür. HMK'nın usul kuralları çerçevesinde bu iki yolun aynı anda yürütülmesi mümkün olabilir; ancak birbirini zayıflatan gerekçeler ileri sürülmemelidir.
Çocuğun üstün yararı ölçüsü
Her talebin sonuçta ölçüleceği kriter, tarafların birbirine karşı haklılığı değil çocuğun yararıdır. Bu nedenle dilekçelerde karşı tarafın kusurunu anlatmaya ayrılan yer kadar, önerilen düzenin çocuğun okul, sağlık ve sosyal yaşamıyla nasıl uyumlu olduğunun açıklanması gerekir. Uzman incelemesi yapılan dosyalarda bu uyum somut olgularla desteklendiğinde daha güçlü sonuç verir.
Aile hukuku dosyaları kişiye özgü ayrıntılarla şekillenir; buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Protokolünüzü imzalamadan veya ihlal iddiasını mahkemeye taşımadan önce hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.