İçeriğe geç
AC

Boşanma Hükmünün İcra Edilebilirliği: Yetkili Mahkeme ve Hüküm Fıkrasındaki Belirsizlik

27 Mart 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Boşanma davası sonuçlandığında iş bitmiş sayılmaz; asıl zorluk çoğu zaman kararın fiilen uygulanması aşamasında başlar. TMK ve HMK hükümleri ile aile mahkemelerine ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde verilen bir hükmün infaz edilebilmesi, hüküm fıkrasının ne kadar açık yazıldığına ve hangi kalemin ne zaman icraya konulabileceğinin bilinmesine bağlıdır.

Görev ve Yetki: Dosyanın Kurulduğu Yer

Boşanma ve ferilerine ilişkin uyuşmazlıklarda görev aile mahkemesindedir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi esas alınır. Yanlış yerde açılan dava, yetkisizlik kararı sonrası yeniden başvuru yükü doğurur ve nafaka talebinin sonuç doğuracağı tarihi geciktirir.

Hangi Kalem Ne Zaman İcraya Konulur?

  • Kişinin hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmeden sonuç doğurmaz; nüfusa tescil de kesinleşmeye bağlıdır
  • Nafaka alacağı, hüküm kesinleşmeden de takibe konulabilir niteliktedir
  • Boşanmanın eki niteliğindeki tazminat, yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından kesinleşme aranır
  • Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair hüküm, icra dairesi eliyle yerine getirilir ve ihlali ayrı bir yaptırım sürecine yol açabilir

İnfazı Kilitleyen Belirsizlikler

Uygulamada en çok karşılaşılan sorun, hükmün infaza elverişli yazılmamasıdır. Aşağıdaki noktalar karar aşamasında talep edilmezse sonradan tavzih ihtiyacı doğar:

  1. Kişisel ilişkinin gün, saat, teslim ve iade yeri belirtilerek somutlaştırılması
  2. Nafakanın hangi tarihten itibaren, hangi periyotla ve nasıl artırılacağının gösterilmesi
  3. Ziynet eşyası taleplerinde aynen veya bedel yönünden kademeli hüküm kurulması
  4. Taşınmaz ve araç gibi malvarlığı kalemlerinin tapu ve sicil bilgileriyle tanımlanması
  5. Tarafların banka hesap bilgilerinin dosyaya kazandırılması

Delil Eksikliğinin Uzun Vadeli Etkisi

Ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmadan, gelir belgeleri ve harcama kayıtları sunulmadan belirlenen nafaka miktarı, sonraki yıllarda uyarlama davalarına konu olur. Aynı şekilde velayet ve kişisel ilişki bakımından uzman raporu ile okul, sağlık kayıtlarının dosyaya girmemesi, kararın uygulanabilirliğini zayıflatır. Karar kesinleşmeden önce eksiklerin tamamlanması, sonradan açılacak davaların önüne geçer.

Not

Buradaki bilgiler genel niteliktedir; tarafların yerleşim yerleri, çocukların durumu ve malvarlığı yapısı sonucu belirgin biçimde etkiler. Kararınızın infaz edilebilirliğini dosyanız üzerinden değerlendirtmeniz yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla