Boşanma dosyası sonuçlanırken mal rejiminin tasfiyesi çoğu zaman ayrı bir yargılamaya bırakılır ve bu ayrılık taraflar için sessiz bir zaman baskısı yaratır. Bekleme döneminde banka kayıtları, tapu hareketleri ve şirket ortaklık bilgileri erişimi güçleşen belgelere dönüşebilir. Uygulamada tasfiye taleplerini zayıflatan etken çoğunlukla hukuki tezin kendisi değil, delilin zamanında ve usulüne uygun biçimde dosyaya girmemesidir.
Tasfiyede Birbirine Karışan İki Tarih
Edinilmiş mallara katılma rejiminde hesap kurulurken iki tarih ayrı tutulmalıdır: rejimin sona erdiği an ile malın değerinin belirlendiği an. Türk Medeni Kanunu boşanma hâlinde mal rejiminin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erdiğini kabul eder; buna karşılık tasfiyede esas alınan değer, hükme en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden bulunur. Bu ayrımı gözden kaçıran dilekçelerde talep, hukuki nitelendirme doğru olsa bile eksik hesaplanmış olur.
Delil Toplamanın Doğru Sırası
Belge toplarken sıralama, belgenin kendisi kadar belirleyicidir. Aşağıdaki akış, sonradan telafi edilemeyen boşlukları azaltır:
- Rejimin başladığı ve sona erdiği tarih aralığındaki tapu, araç ve ticaret sicili kayıtlarının çıkarılması.
- Her malvarlığı kaleminin edinme tarihine göre kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımına yerleştirilmesi.
- Ödemelerin kaynağını gösteren banka hareketleri, kredi dosyaları ve ödeme planlarının temini.
- Miras, bağış veya rejim öncesi birikim gibi kişisel mal iddialarını destekleyen belgelerin ayrı klasörde toplanması.
- Üçüncü kişilerden gelecek kayıtlar için müzekkere talebinin ilk dilekçede açıkça ileri sürülmesi.
Usule Aykırı İşlemin Sık Görülen Hâlleri
Tasfiye dosyalarında esasa girilmeden sonucu değiştiren aksaklıklar genellikle şunlardır:
- Delillerin dilekçeler aşamasında somut biçimde bildirilmemesi ve sonradan sunulan belgenin değerlendirme dışında kalması.
- Talebin belirsiz alacak mı yoksa kısmi talep mi olduğunun baştan netleştirilmemesi.
- Karşı tarafın bilgisi dışında elde edilen ses ve görüntü kayıtlarının hukuka aykırı delil tartışması doğurması.
- Bilirkişi raporuna süresinde ve gerekçeli itiraz edilmemesi.
- Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi; 4787 sayılı Kanun uyarınca dosyanın aile mahkemesi sıfatıyla görülmesi gereğinin atlanması.
Takvimi Tek Sayfada Kurmak
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, tarafların iddia ve delillerini belirli aşamalarda ortaya koymasını bekler. Bu nedenle dosya takvimi yalnızca duruşma günlerinden değil; dilekçe teatisinin bittiği tarih, ön inceleme günü, delil listesinin kesinleştiği an ve rapora itiraz penceresi gibi kontrol noktalarından oluşmalıdır. Her kontrol noktasına, o güne kadar tamamlanması gereken belge kaleminin adı yazıldığında eksikler yargılama içinde değil, öncesinde görünür hâle gelir.
Buradaki anlatım genel bir çerçeve sunar; evlilik tarihi, rejimin türü ve malvarlığının yapısı değiştikçe hesap yöntemi de değişir. Kendi dosyanızdaki tarihler ve belgelerle birlikte bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.