Boşanmanın duygusal tarafı bittiğinde geriye çoğu zaman en teknik dosya kalır: edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi. TMK ve HMK ile aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde yürüyen bu davalarda sonuç, büyük ölçüde hangi belgenin ne zaman toplandığına bağlıdır. Bu rehber delil boyutuna odaklanır.
Önce tarihleri sabitleyin
Mal rejimi hesabında üç tarih belirleyicidir: evlenme tarihi, rejimin sona erdiği tarih ve tasfiye anındaki değer. Malın hangi tarihte edinildiği ile bedelinin hangi kaynaktan ödendiği ayrı sorulardır. Bu nedenle dosyanın ilk sayfası bir zaman çizelgesi olmalı, her taşınmaz, araç ve hesap bu çizelgeye yerleştirilmelidir.
Kişisel mal iddiasını neyle kanıtlarsınız
- Miras yoluyla gelen malda veraset belgesi ve intikal kayıtları
- Bağış iddiasında bağışlayanın beyanı ve para transferinin banka kaydı
- Evlilik öncesi birikimde hesap açılış tarihi ve bakiye dökümleri
- Bir malın satılıp yerine yenisinin alındığı hâllerde iki işlem arasındaki para akışının kesintisiz gösterilmesi
Kişisel mal savunmasının en zayıf kaldığı nokta, paranın izinin bir yerde kopmasıdır. Nakit çekilip bir süre bekletilmiş fonlarda bu bağ kurulamadığında, iddia ispatsız kalabilir.
Üçüncü kişilerden bilgi getirtme
Tarafların elinde bulunmayan belgeler için mahkemeden müzekkere talep edilmesi gerekir: tapu kayıtları, trafik tescil kayıtları, banka hesap hareketleri, şirket ortaklık ve kâr payı bilgileri, sosyal güvenlik kayıtları. Bu taleplerin dilekçede tek tek ve hangi kurumdan ne isteneceği belirtilerek yazılması, dosyanın aylarca eksik ilerlemesini önler. Delil listesinin süresinde sunulmaması ise sonradan telafisi güç bir kayıp doğurur.
Değer tespiti ve bilirkişi
Taşınmazın tasfiye anındaki değeri üzerinden hesap yapıldığından, keşif ve bilirkişi incelemesi çoğu dosyanın merkezindedir. Rapora itiraz edilecekse, itirazın soyut bir memnuniyetsizlik değil, hesap yöntemine ve kullanılan verilere yönelik somut bir eleştiri olması gerekir.
Anlaşma mı, yargılamanın sonuna kadar mı
Mal rejimi uyuşmazlıkları tarafların üzerinde tasarruf edebileceği alacak niteliğinde olduğundan, protokolle çözüm mümkündür. Anlaşmayı düşünürken şu ölçütlere bakılır: dosyadaki belge eksikliğinin giderilebilir olup olmadığı, bilirkişi hesabının öngörülebilirliği, yargılamanın süresi ve tarafların nakit ihtiyacı. Belgeler tamamlanmadan yapılan bir anlaşma, çoğu zaman gerçek payın altında kalır.
Bu yazı genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Her evliliğin mal varlığı yapısı farklı olduğundan, adım atmadan önce dosyanızın avukatınızca incelenmesi önerilir.