Boşanmanın eki niteliğindeki mal rejimi tasfiyesi, çoğu zaman boşanma davasının kendisinden daha teknik bir dosyadır. Talep parasal olduğu için sonucu belirleyen şey anlatımın gücü değil, hangi malın hangi tarihte hangi kaynakla edinildiğini gösteren belge zinciridir. Kararın kâğıt üzerinde kalmaması ise hüküm fıkrasının icraya elverişli biçimde kurulmasına bağlıdır.
Tasfiyenin belge iskeleti
TMK'nın edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin düzenlemesinde üç soru belirleyicidir: mal ne zaman edinildi, bedeli hangi hesaptan ödendi, o hesabın kaynağı nedir. Bu üç soruya belgeyle cevap veremeyen dosyada bilirkişi hesabı da tahmine dayanır. Toplanması gereken temel kayıtlar şunlardır:
- Tapu kayıtları ile tapu müdürlüğünden getirtilecek akit tablosu ve resmî senet
- Konut veya taşıt kredisine ait sözleşme, ödeme planı ve taksitlerin çekildiği hesap dökümü
- Araç tescil kayıtları ile şirket payı devrine ilişkin ticaret sicili belgeleri
- Miras, bağış veya kişisel malın yerine geçen değerlere ait belgeler
- Rejimin sona erdiği tarihe yakın dönemi kapsayan banka hesap dökümleri
Kişisel mal savunmasını kim neyle kurar
Bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür; aksi hâlde malın edinilmiş mal sayılması yönündeki karine devreye girer. Bu nedenle miras yoluyla gelen paranın hangi hesaba girdiği ve hangi alımda kullanıldığı adım adım izlenebilmelidir. Karışık finansmanla alınan taşınmazlarda denkleştirme ve değer artış payı talepleri ayrı kalem olarak yazılır; tek bir toplam rakam üzerinden yürütülen taleplerde hesap hataları büyür.
Hüküm fıkrası icraya elverişli mi
Tasfiye alacağı, katkı payı ve değer artış payı gibi kalemler ayrı ayrı hüküm altına alınmadığında ilamın icra takibine konulması güçleşir. Talep sonucunda her kalemin miktarı, faiz türü ve faizin başlangıç anı belirtilmelidir. Bilirkişi raporundan sonra miktar netleştiğinde ıslah yoluna zamanında başvurulması, sonradan doğan harç ve zamanaşımı tartışmalarını önler.
Usule aykırı işlemin bedeli
Rejimin sona erme anının yanlış esas alınması, o tarihten sonraki değer değişimlerinin hesaba katılmasına ve raporun baştan tekrarlanmasına yol açar. Boşanma hükmü kesinleşmeden tasfiyenin karara bağlanamaması nedeniyle bekletici mesele kararı verilmesi olağandır; bu süreçte delil toplama işinin durdurulmaması gerekir. Getirtilmesi istenen kayıtların müzekkere ile talep edilmemesi de sıkça görülen bir eksikliktir.
Yukarıdaki çerçeve genel bilgilendirme amacı taşır. Evlilik tarihi, rejim türü ve malvarlığının yapısı sonucu tümüyle değiştirebileceğinden, tasfiye talebi öncesinde dosyaya özgü bir değerlendirme yaptırılması önerilir.