İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Alacağının İcra Edilebilirliği: Karardan Tahsile Usul Planı

27 Mart 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak, çoğu dosyada uzun bir yargılamanın sonunda hükme bağlanır; ancak kararın elde edilmesi tek başına tahsili sağlamaz. Uygulamada sıkça görülen tablo, lehe verilmiş bir kararın infaza elverişli olmaması nedeniyle icra dairesinde tıkanmasıdır. TMK, HMK ve aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde bu rehber, hükmün yazımından haciz aşamasına kadar olan süreci ele alır.

Hükmün İnfaza Elverişli Olması Ne Demek?

İcra dairesi, hüküm fıkrasında yazılı olanı uygular; gerekçedeki tespitler tek başına takip dayanağı oluşturmaz. Bu nedenle yargılama sırasında talep sonucunun belirli, hesaplanabilir ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde kurulması gerekir. Alacağın hangi tarihten itibaren faize tabi olacağı, birden fazla taşınmaz varsa hangisine ilişkin olduğu ve talebin katılma alacağına mı değer artış payına mı dayandığı hüküm fıkrasında görünmelidir. Bu ayrıntılar eksikse, tavzih yoluna başvurmak zaman kaybını bir ölçüde telafi edebilir.

Kesinleşme Şartı ve Bekleme Dönemi

Aile hukukundan doğan bazı hükümler, kesinleşmeden takibe konulamaz. Bu bekleme dönemi, borçlu tarafın malvarlığını elden çıkarması için de bir fırsat penceresi oluşturur. Bu nedenle yargılama devam ederken tedbir talep edilmiş olması, sonucun fiilen elde edilebilmesi bakımından belirleyicidir. Kesinleşme beklenirken karşı tarafın tapu, araç ve şirket kayıtlarındaki hareketliliğin izlenmesi ihmal edilmemelidir.

Tedbir ve Haciz Zinciri

  1. Dava açılırken malvarlığı araştırmasının yapılması ve tedbir talebinin gerekçelendirilmesi.
  2. Karar sonrası kesinleşme şerhi ve gerekli belgelerin eksiksiz temini.
  3. Takip talebinde alacak kalemlerinin ayrı ayrı gösterilmesi.
  4. Haciz taleplerinin, tespit edilen kayıtlara göre öncelik sırasıyla yönlendirilmesi.
  5. Devir yapılmışsa, işlemin iptaline yönelik ayrı bir yolun değerlendirilmesi.

Protokol mü, Yargılamayı Sürdürmek mi?

Taraflar arasında yapılacak anlaşma, tasfiyeyi hızlandırabilir; ancak protokolün icra edilebilirliği baştan güvence altına alınmalıdır. Ödemenin taksitli olduğu hâllerde gecikme durumunda ne olacağı, devredilecek taşınmazın hangi tarihte devredileceği ve karşılıklı edimlerin sırası açıkça yazılmalıdır. Mahkeme huzurunda kayda geçirilmemiş bir protokol, uyuşmazlık çıktığında yeni bir davanın konusu hâline gelir.

Kapanış

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mal rejiminin türü, edinim tarihleri ve talep şekli sonucu doğrudan etkilediğinden, dosyanızdaki belgeler incelenmeden kesin bir tahsil planı çıkarılamaz. Karar aşamasına gelmeden önce infaz boyutunu da hukukçuyla birlikte planlamanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla