Boşanma davası açıldığı anda tarafların yaşamı fiilen yeniden düzenlenir; bu düzenlemenin hukuki karşılığı geçici tedbir kararlarıdır. TMK, HMK ve aile mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin 4787 sayılı Kanun çerçevesinde hâkim, dava süresince eşlerin ve çocukların korunması için gerekli önlemleri alır. Ancak bu kararlar kendiliğinden verilmez; talebin somut verilere dayandırılması gerekir.
Talep Edilebilecek Önlemlerin Kapsamı
Uygulamada en sık gündeme gelen başlıklar; tedbir nafakası, çocuk bakımından velayetin geçici olarak düzenlenmesi, kişisel ilişki kurulması ve ortak konutun kullanımıdır. Bunların her biri farklı gerekçe gerektirir. Ortak konutun tahsisi talebinde çocukların okula yakınlığı ve fiilî kullanım öne çıkarken, tedbir nafakasında tarafların gelir durumu belirleyicidir.
Talebi Somutlaştıran Kayıtlar
- Gelir belgeleri, banka hareketleri ve düzenli giderleri gösteren ödeme kayıtları.
- Kira sözleşmesi, aidat, okul ve sağlık harcamalarına ilişkin belgeler.
- Çocuğun gündelik bakımını fiilen kimin üstlendiğini gösteren okul ve sağlık kayıtları.
- Tarafların ayrı yaşamaya başladığı tarihi gösteren belgeler.
- Varsa taşınmaz ve araç kayıtları ile bunlara ilişkin kredi yükümlülükleri.
Görev ve Yetki Kontrolü
Dava aile mahkemesinde görülür; yetki bakımından ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa birlikte oturdukları yer mahkemesi esas alınır. Yetkisiz mahkemede açılan dava, karşı tarafın süresinde itirazı hâlinde dosyanın gönderilmesiyle sonuçlanır ve bu da geçici tedbirlerin uygulanmasını geciktirir. Adres değişikliklerinin tarihleriyle birlikte belgelenmesi bu nedenle önemlidir.
Anlaşmalı Yola Geçiş Kararı
Çekişmeli olarak başlayan bir dava, tarafların uzlaşmasıyla anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bu geçiş yapılırken protokolün nafaka, velayet, kişisel ilişki ve mal rejiminden kaynaklanan talepleri eksiksiz kapsaması gerekir; protokolde yer almayan bir konu, ileride ayrı bir davanın konusu hâline gelir. Özellikle mal rejimi tasfiyesine ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığı açıkça yazılmalıdır.
Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir. Evlilik süresi, çocukların durumu ve tarafların ekonomik koşulları sonucu doğrudan etkilediğinden, dava veya protokol adımından önce hukuki danışmanlık alınması uygun olur.