İçeriğe geç
AC

Nafaka Davasında Yetki ve Zaman: Hangi Aile Mahkemesi, Hangi Nafaka İçin Hangi Süre

27 Mart 2026 Aile Hukuku 3 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Nafaka tek bir kurum değildir; tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası birbirinden farklı şartlara, farklı sürelere ve zaman zaman farklı yetki kurallarına tabidir. Bu ayrım gözden kaçtığında, aslında var olan bir hak süre yönünden reddedilir. Nafaka talebine ilişkin bu rehber, dava açılmadan önce netleştirilmesi gereken görev, yetki ve takvim sorularını ele alır.

Dört Nafaka, Dört Ayrı Rejim

Tedbir nafakası, dava süresince geçici koruma sağlar ve talep edildiği tarihten itibaren hüküm doğurur. Yoksulluk nafakası boşanma sonucunda eşe, iştirak nafakası ise çocuğun bakımı için velayet kendisinde olmayan tarafa yüklenir. Yardım nafakası ise evlilik ilişkisinden bağımsız olarak, altsoy, üstsoy ve kardeşler arasındaki bakım yükümlülüğüne dayanır. Dilekçede talebin hangi türe dayandığının açıkça yazılmaması, hem yetki hem de zaman değerlendirmesini karıştırır.

Boşanmadan Sonra Açılan Davalarda Bir Yıllık Süre

Boşanma hükmüyle birlikte hükmedilmemiş olan taleplerin, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren belirli bir süre içinde ayrı dava ile ileri sürülmesi gerekir. Bu süre kaçırıldığında, ekonomik koşullar ne olursa olsun talep zamanaşımı itirazıyla karşılaşır. Buna karşılık çocuk için istenen iştirak nafakası, çocuğun üstün yararı gereği bu tür bir süreye bağlı değildir ve koşullar oluştuğunda her zaman istenebilir. Bu iki kalemin aynı takvimde değerlendirilmesi, en yaygın hatalardandır.

Yetki: Nafaka Alacaklısının Yerleşim Yeri

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu kural, ekonomik olarak zayıf durumdaki tarafı korumak amacı taşır ve alacaklının başka bir şehre gitmek zorunda kalmasını önler. Görev bakımından ise aile mahkemeleri yetkilidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yanlış görevli mahkemeye açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve dosyanın gönderilmesi için kanunda öngörülen kısa süre içinde başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır.

Artırım, Azaltım ve Uyarlama

Hükmedilen nafakanın koşulların değişmesi nedeniyle artırılması veya azaltılması istenebilir. Bu davalar, önceki hükmün kesin hüküm etkisini ortadan kaldırmaz; yalnızca yeni dönem için sonuç doğurur. Talebin dayanağı somut olmalıdır: gelir belgeleri, kira ve eğitim giderleri, sağlık harcamaları ve varsa yeni bakım yükümlülükleri dosyaya eklenir. Sözleşmede kararlaştırılan artış oranı bulunuyorsa, ayrı bir dava açmadan önce bu hükmün işletilip işletilmediği kontrol edilmelidir.

Ödenmeyen Nafakada İcra ve Şikâyet

Nafaka hükmü icra yoluyla takip edilebilir. Ödememe halinde, İİK kapsamında icra ceza mahkemesine şikâyet yolu açıktır; bu şikâyet fiilin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bir süreye ve her hâlde bir dış süreye tabidir. Şikâyet hakkının kullanılabilmesi için takibin usulüne uygun başlatılmış ve icra emrinin tebliğ edilmiş olması gerekir; bu nedenle takip dosyasındaki tebligat evrakı önceden incelenmelidir.

Buradaki değerlendirmeler genel çerçevededir; tarafların gelir durumu, çocuğun yaşı ve hükmün içeriği sonucu değiştirebilir. Talebinizin türünü ve takvimini birlikte kurgulamak için bir hukukçudan görüş almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla