İçeriğe geç
AC

Mal Rejimi Tasfiyesinde Görevli Aile Mahkemesi, Yetki ve Dava Süresi

7 Nisan 2026 Aile Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Boşanma davası sonuçlandığında süreç çoğu kişi için bitmiş sayılır; oysa edinilmiş mallara ilişkin talepler ayrı bir davanın konusudur. TMK, HMK ve 4787 sayılı kanun ekseninde yürüyen mal rejimi tasfiyesinde en kritik iki başlık, davanın ne zaman ve nerede açılacağıdır.

Boşanmadan Bağımsız Ayrı Bir Dava

Mal rejiminden doğan alacak talepleri, boşanma davası içinde otomatik olarak karara bağlanmaz. Talep boşanma dosyasında ileri sürülse dahi genellikle tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilir ve boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir. Bu yapı iki sonuç doğurur: bir yandan tasfiye talebi için beklemek gerekir, diğer yandan kesinleşmeden sonra işleyen süre gözden kaçırılmamalıdır. Boşanma kararının kesinleşme tarihi, bu nedenle sadece nüfus kaydı için değil, alacak talebinin takvimi için de esas alınmalıdır.

Görev: Aile Mahkemesi

4787 sayılı kanunla kurulan aile mahkemeleri, mal rejimi tasfiyesinde görevlidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Talep bir taşınmazın mülkiyetine yönelmişse tablo değişebilir; bu halde katılma alacağı talebi ile aynî talebin ayrı ayrı nitelendirilmesi gerekir. İki talebin tek dilekçede karıştırılması, görev tartışması nedeniyle süreci uzatır.

Yetki: Hangi Şehir?

Mal rejimi tasfiyesinde yetki, boşanmanın yetki kuralından farklı işleyebilir. Eşlerden birinin yerleşim yeri ile evliliğin son ortak yerleşim yerinin farklı olduğu dosyalarda bu ayrım önem kazanır. Ayrıca yetki itirazı ilk itiraz niteliğinde olduğundan, süresinde ileri sürülmezse mahkeme davaya devam eder; bu husus hem davacı hem davalı için stratejik bir tercihtir.

Süre Kaybını Doğuran Tipik Durumlar

  • Boşanma kararının kesinleştiğinin taraflarca takip edilmemesi.
  • Taşınmazın karşı tarafça üçüncü kişiye devredilmesi; tedbir talebinin geç kalması.
  • Banka hesapları ve şirket paylarının araştırılmasının davadan sonraya bırakılması.
  • Bağış veya karşılıksız kazandırma iddialarının süresinde ileri sürülmemesi.

Hesap ve Delil Hazırlığı

  1. Evlilik tarihi ile mal rejiminin sona erdiği tarih net biçimde belirlenir.
  2. Bu iki tarih arasında edinilen mallar, kredi ve ödeme belgeleriyle eşleştirilir.
  3. Kişisel maldan yapılan katkılar ayrı bir başlıkta belgelenir.
  4. Talep, dilekçede hesaplanabilir bir yöntemle ve tedbir talebiyle birlikte kurulur.

Bu açıklamalar genel bilgi vermek içindir; her evliliğin mal varlığı yapısı ve tarihleri farklıdır. Kendi dosyanızda hangi tarihin esas alınacağını ve hangi mahkemenin yetkili olduğunu belirlemek için belgelerinizle birlikte bireysel hukuki değerlendirme yaptırmanız uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla