Nafaka talepleri, aynı başlık altında toplansa da birbirinden farklı hukuki temellere dayanır. Tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakasının şartları, süresi ve yetkili mahkemesi aynı değildir. Talebin yanlış türde adlandırılması veya yanlış mahkemede açılması, dosyanın esasa girmeden geri dönmesine yol açar. Aşağıdaki liste, dilekçe hazırlanmadan önce netleştirilmesi gereken başlıkları toplar.
Önce Talebin Türünü Netleştirin
- Tedbir nafakası: dava devam ederken geçici koruma sağlar, karar kesinleşmesini beklemez.
- İştirak nafakası: çocuğun bakım ve eğitim giderleri için, velayet kendisine verilmeyen ebeveynden istenir.
- Yoksulluk nafakası: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş bakımından gündeme gelir ve kusur dengesi belirleyicidir.
- Yardım nafakası: altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında bakım yükümlülüğüne dayanır; boşanmayla ilgisi yoktur.
Aynı dilekçede birden fazla tür isteniyorsa her biri ayrı talep kalemi olarak, kendi hukuki sebebiyle yazılmalıdır.
Görev ve Yetki Ayrımı
Nafaka davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetki bakımından ise boşanma davasıyla birlikte istenen nafaka o davanın yetki kurallarına tabidir. Boşanmadan sonra bağımsız olarak açılacak nafaka davalarında ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu ayrım gözden kaçtığında karşı taraf yetki itirazında bulunur ve dosya aylar sonra yetkili mahkemeye gönderilir.
Süre ve Zamanaşımı Başlıkları
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılacak nafaka davalarında kanunda öngörülen süre sınırına dikkat edilmelidir; bu süre geçtikten sonra talep dinlenmez. Buna karşılık çocuk yararına iştirak nafakası bakımından böyle bir sınır bulunmaz. Birikmiş nafaka alacakları ise kendi zamanaşımı rejimine tabidir ve ilamın icraya konulması ayrı bir takvimle yürür. Artırım davalarında da geçmişe dönük talep sınırlıdır; bu nedenle talebin hangi tarihten itibaren istendiği dilekçede açıkça belirtilmelidir.
Miktarı Belirleyen Delil Düzeni
Nafaka miktarı tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre belirlendiğinden, dosyada yer alan belge kalitesi doğrudan sonuca yansır. Gelir kayıtları, sosyal güvenlik dökümleri, tapu ve araç kayıtları, kira ödemeleri, çocuğun okul ve sağlık giderleri ile düzenli harcamalara ilişkin kayıtlar toplu bir tablo hâlinde sunulmalıdır. Kayıt dışı gelir iddiası ileri sürülüyorsa yaşam düzeyine ilişkin somut emareler gösterilmelidir; soyut iddia tek başına sonuç doğurmaz.
Bu içerik genel bilgilendirme niteliğindedir. Tarafların kusur durumu, çocukların yaşı ve gelir yapısı sonucu değiştirebileceğinden, talep türünü ve mahkemeyi kesinleştirmeden önce dosyanıza özgü bir değerlendirme yaptırmanız önerilir.