Nafakaya ilişkin uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman hükmün varlığında değil, hükmün nasıl yerine getirildiğinde düğümlenir. Ödeme yapıldığı hâlde ispatlanamayan dosyalar ile ödeme yapılmadığı hâlde takibi gecikmiş dosyalar aynı sonucu doğurur: alacaklı ya da borçlu, elindeki hakkı kullanamaz. Bu rehber TMK ve HMK ekseninde nafakanın icra edilebilirliğine odaklanıyor.
Hükmün Uygulanabilir Yazılmış Olması
İcra aşamasında en çok zorluk çıkaran şey, hükmün belirsizliğidir. Nafakanın hangi tarihten itibaren başladığı, hangi ayın kaçında ödeneceği, artış ölçütünün ne olduğu ve kimin adına ödeneceği açık değilse, takip talebi düzenlenirken taraflar farklı hesaplar yapar. Bu nedenle dava aşamasında talep, sonradan icra edilebilir olacak biçimde kurulmalıdır.
Ödeme İspatında Kabul Gören Kayıtlar
Borçlu tarafında en sık yapılan hata, elden ödeme veya açıklamasız havaledir. Ödemenin nafakaya ilişkin olduğu gösterilemediğinde, yapılan aktarım başka bir sebebe dayalı yardım olarak değerlendirilebilir.
- Banka aktarımlarında ay ve dönem bilgisini içeren açıklama satırı
- Ödemenin doğrudan hak sahibi hesabına yapılması
- Elden ödeme zorunluysa tarih ve dönem yazılı, imzalı makbuz
- Eğitim veya sağlık gideri gibi doğrudan yapılan harcamalarda fatura ve dekont eşleşmesi
- Tarafların yazışmalarında ödemenin teyit edildiği mesaj kayıtları
Süre Tuzakları
Nafaka dosyalarında iki farklı zaman baskısı vardır. Birincisi, birikmiş alacağın takibinde zaman geçtikçe hem ispatın hem tahsilin zorlaşmasıdır; borçlunun malvarlığı zamanla eriyebilir. İkincisi, icra takibine yapılan itiraz sonrasında alacaklının harekete geçmesi gereken sürelerdir. İtirazın tebliğinden sonra pasif kalınması, dosyanın işlevsiz hâle gelmesine yol açar. Aynı biçimde artırım veya azaltım talepleri de değişen koşulun ortaya çıktığı dönemle bağlantılı biçimde zamanında ileri sürülmelidir.
İki Yolun Birlikte Yürütülmesi
Nafakanın ödenmemesi hâlinde icra takibi ile birlikte icra ceza boyutu da gündeme gelebilir. Bu iki yol birbirinin alternatifi değildir ve her birinin kendi başvuru koşulları ile şikâyet süresi vardır. Birini beklemek diğerinin süresini korumaz; bu nedenle takvim tek tabloda tutulmalıdır.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir; tarafların gelir durumu, çocuğun ihtiyaçları ve mevcut hükmün ifadesi sonucu değiştirir. Kendi dosyanızda hangi yolun öncelikli olduğunu bir hukukçuyla değerlendirmeniz uygun olur.