Mirasın reddi, tek bir dilekçeyle çözülen basit bir işlem gibi görünse de uygulamada birden fazla yola ayrılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, gerçek reddi ayrı, borca batıklık nedeniyle hükmen reddi ayrı düzenlediğinden, yanlış yolun seçilmesi hem zaman hem hak kaybı doğurur. Bu nedenle ilk soru "nasıl reddedilir" değil, "hangi yolla reddedilir" olmalıdır.
İki Yolu Birbirinden Ayırmak
Gerçek ret, kanunda öngörülen süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan tek taraflı bir beyandır ve çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Mirasbırakanın ölüm tarihinde borcunun mal varlığını aştığı açıkça belliyse, mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti istenir; bu ise alacaklıya karşı açılan çekişmeli bir davadır. İlkinde hasım yokken, ikincisinde davalı gösterilmesi gerekir.
Süreyi Başlatan Anı Belirlemek
Ret süresi her mirasçı için aynı anda başlamayabilir. Yasal mirasçılarda ölümü ve mirasçılığını öğrenme, atanmış mirasçılarda tasarrufun bildirilmesi ölçüt alınır. Önceki derecedeki mirasçı reddettiğinde sıranın kendisine geçtiğini öğrenen mirasçı bakımından süre yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle dosyaya, öğrenme anını gösteren bildirim veya tebligat mutlaka konulmalıdır.
Terekeyi Yazılı Hâle Getirmek
Karar vermeden önce tereke tablosu çıkarılmalıdır:
- Taşınmaz ve araç kayıtları
- Banka hesapları ve varsa kredi borçları
- İcra dosyaları ve kefalet ilişkileri
- Ticari ortaklık payları ve şirket borçları
- Vergi ve prim borçlarına ilişkin kayıtlar
Tablo eksik çıkarıldığında, borcun mal varlığını aşıp aşmadığı yönündeki değerlendirme yanlış kurulur. Kararsız kalınan hâllerde terekenin resmî defterinin tutulmasının istenmesi, karar için zaman kazandıran bir ara yol olabilir.
Zımnen Kabul Sayılabilecek Davranışlardan Kaçınmak
Ret hakkı, mirasçının tereke işlerine olağan yönetim sınırını aşacak biçimde karışmasıyla düşebilir. Taşınmazın kiraya verilmesi, aracın satılması veya banka hesabından tasarrufta bulunulması bu kapsamda değerlendirilebilir. Cenaze giderleri gibi zorunlu işlemler ile mal varlığına yönelen tasarruflar arasındaki fark, dosyanın en hassas noktasıdır.
Alacaklıyla Anlaşmak ile Davayı Sürdürmek
Hükmen ret davası sürerken alacaklılar çoğu zaman indirimli bir ödeme önerir. Bu değerlendirme yapılırken bakılması gereken, tek bir alacaklıyla yapılan anlaşmanın diğer alacaklılara karşı konumu etkileyip etkilemediğidir. Bir borcun ödenmesi, terekeye sahip çıkıldığı yönünde yorumlanabileceğinden, ödeme öncesinde hukuki niteliğin belirlenmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nın usul düzeni gereği, davanın türü ve tarafları sonradan kolayca değiştirilemez.
Bu açıklamalar genel çerçeveyi verir. Mirasçılık sırası, öğrenme tarihi ve terekenin yapısı her dosyada farklı bir yol gerektirdiğinden, adım atmadan önce kayıtların incelenmesi önerilir.