Vasiyetname uyuşmazlıklarında taraflar çoğu zaman içeriği tartışmaya hazırdır; asıl kayıp ise hangi mahkemeye, hangi sırayla ve hangi süre içinde gidileceğinin geç fark edilmesinde yaşanır. Bu rehber, vasiyetnameye ilişkin taleplerde görev-yetki haritasını ve üç aylık kritik takvimi birlikte ele alır.
Önce Görev: Tereke İşi mi, İptal Davası mı?
TMK kapsamındaki vasiyetname işlemleri tek bir mahkemede toplanmaz. Vasiyetnamenin açılması, okunması, tereke tespiti, defter tutma ve koruma tedbirleri gibi çekişmesiz iş niteliğindeki talepler sulh hukuk mahkemesinin alanındadır. Vasiyetnamenin iptali ve tenkis gibi çekişmeli davalar ise asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu ayrımı gözden kaçıran dilekçe, esasa girilmeden görevsizlikle geri döner.
Yetki: Mirasbırakanın Son Yerleşim Yeri
Miras uyuşmazlıklarında yetki, mirasçının değil mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine bağlanmıştır ve bu kural kesin niteliktedir; taraflar sözleşmeyle aksini kararlaştıramaz. Uygulamada en sık hata, mirasbırakanın son yıllarda birden fazla adres kullanması hâlinde doğrudan nüfus kaydındaki adresin esas alınmasıdır. Fiilî yaşam merkezini gösteren fatura, sağlık kaydı ve muhtarlık belgesi gibi dayanaklar dilekçeye baştan eklenmelidir.
Üç Aylık Ret Süresi Sessizce İşler
Vasiyetname tartışılırken mirasın reddi için öngörülen üç aylık süre kendi takvimiyle akmaya devam eder. Bu süre yasal mirasçılar bakımından ölümü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri, atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. İptal davası açmış olmak ret süresini durdurmaz. Terekenin borca batık olma ihtimali varsa iptal talebi ile ret iradesi aynı anda planlanmalıdır.
İptal Talebinde Süre Katmanları
Vasiyetnamenin iptali istemi, iptal sebebinin ve kendi hakkının öğrenilmesinden itibaren bir yıllık süreye tabidir. Bunun üzerinde, iyiniyetli davalılara karşı on, kötüniyetli davalılara karşı yirmi yıllık üst sınırlar bulunur. Öğrenme anının ne zaman gerçekleştiği çoğu dosyada asıl çekişme konusudur; bu nedenle okunma tutanağı, tebliğ evrakı ve yazışma tarihleri tek bir kronoloji tablosunda tutulmalıdır.
Yanlış Mahkemede Geçen Zamanı Kurtarmak
- Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilirse, kararın kesinleşmesinden sonra doğru mahkemeye başvuru için tanınan iki haftalık kesin süre kaçırılmamalıdır.
- Bu süre içinde başvurulmazsa dava açılmamış sayılır; arada dolan hak düşürücü süre geri gelmez.
- Aynı terekeye ilişkin birden fazla dosya varsa birleştirme talebi erken aşamada dile getirilmelidir.
- Tereke mallarının elden çıkma riski varsa tedbir talebi ilk dilekçeye konulmalıdır.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her tereke kendi belge düzeni ve tarih zinciriyle değerlendirilir. Elinizdeki vasiyetnamenin şeklini, ölüm tarihini ve tebligat evrakını bir avukatla birlikte gözden geçirmek, süre hesabındaki belirsizliği erken aşamada giderir.