Vasiyetnameye ilişkin uyuşmazlıklarda taraflar çoğu zaman içeriğin haksızlığını tartışırken, dosyanın kaderini belirleyen asıl konu sürelerin ne zaman işlemeye başladığıdır. İptal talebinde bulunacak mirasçı için süre, vasiyetnamenin öğrenilmesiyle bağlantılıyken; tenkis talebinde ölçü, saklı payın zedelendiğinin anlaşıldığı andır. TMK ve HMK çerçevesinde bu iki yolun karıştırılması, esasa hiç girilmeden sonuçlanan dosyalar üretir.
Öğrenme Anını Belgelemek
Zamanaşımı veya hak düşürücü süre tartışmasında en güçlü delil, vasiyetnamenin okunmasına ilişkin resmi kayıtlardır. Okuma tutanağının kimlere, hangi tarihte tebliğ edildiği, tebligat parçalarının üzerindeki şerhler ve yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından yapılan işlemler ayrı ayrı incelenmelidir. Karşı taraf öğrenmenin çok daha erken gerçekleştiğini ileri sürerse, aile içi yazışmalar ve terekeye ilişkin işlemler bu iddianın dayanağı yapılabilir.
İptal Sebeplerine Göre Delil Ayrımı
İptal talebinin dayanağına göre toplanacak deliller değişir:
- Ehliyetsizlik iddiasında hastane kayıtları, tedavi geçmişi, kullanılan ilaçlar ve vasiyet tarihine yakın döneme ait sağlık raporları
- İrade sakatlığı iddiasında vasiyetten yararlanan kişinin muris üzerindeki fiili etkisini gösteren tanık anlatımları ve bakım ilişkisine dair kayıtlar
- Şekil eksikliğinde vasiyetnamenin türüne göre el yazısı, tarih ve imza unsurları ile resmi vasiyette tanık beyanları
El yazılı vasiyetnamelerde yazı ve imza incelemesi talep edilecekse, karşılaştırmaya elverişli mukayese belgelerinin önceden toplanması zaman kazandırır.
Tenkis Talebinde Hesabın Kurulması
Tenkis, iptalden farklı olarak vasiyetnameyi tamamen ortadan kaldırmaz; saklı payı zedeleyen kısmın indirilmesini sağlar. Bu nedenle talep, terekenin ölüm anındaki değeri, muris tarafından sağlığında yapılan kazandırmalar ve mirasçıların paylarına ilişkin hesapla birlikte kurulmalıdır. Sağlığında yapılan devirlerin tenkise tabi olup olmadığı ayrı bir inceleme konusudur ve tapu kayıtlarının devir bedelleriyle birlikte istenmesi gerekir.
Mirasçılar Arasında Anlaşma Zemini
Aile içi uyuşmazlıklarda yargılamanın uzunluğu, çoğu zaman ekonomik sonuçtan daha ağır bir yük oluşturur. Bu nedenle taraflar arasında yapılacak bir paylaşım anlaşması, özellikle terekede bölünebilir varlıklar bulunduğunda gerçekçi bir çözüm sunar. Ancak böyle bir metin imzalanmadan önce süre takvimi mutlaka çıkarılmalıdır; görüşmeler devam ederken süreler işlemeye devam eder ve anlaşma sağlanamadığında dava hakkı tükenmiş olabilir. Anlaşma metninde hangi taşınmazın kime kalacağı, tapu devir tarihi ve karşılıklı feragatin kapsamı açıkça belirtilmelidir.
Dava Açılmadan Önceki Son Kontrol
Husumetin vasiyetten yararlanan tüm kişilere yöneltilip yöneltilmediği, terekeye temsilci atanmasının gerekip gerekmediği ve taşınmazlar üzerine şerh konulmasının talep edilip edilmeyeceği, dilekçe verilmeden önce gözden geçirilmelidir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Vasiyetnamenin türü, düzenlenme tarihi ve mirasçıların durumu sonucu belirgin biçimde etkilediğinden, dosyanız için hukuki destek almanız uygun olacaktır.